2017-2018 adli yılı açıldı

2017-2018 adli yılı açıldı

2017-2018 Adli Yılı, Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde dün düzenlenen törenle açıldı.

18 Eylül 2017 - 22:36

Açılış törenine, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, Başbakan Hüseyin Özgürgün, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, TC Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, KTBK Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım, GKK Komutanı Tuğgeneral Tevfik Algan, Anamuhalefet CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Başsavcı Aşkan İlgen, bazı bakan ve milletvekilleri, siyasi parti başkan ve temsilcileri, avukatlar ve çok sayıda konuk katıldı.

Törende, Türkiye’den konuk olarak Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Engin Yıldırım, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanı Faruk Gök, Danıştay Başkan Vekili Namık Kemal Ergani, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı Nuri Necipoğlu ve Adalet Akademisi Başkanı Yılmaz Akçil de yer aldı.

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik’in konuşmasıyla başlayan tören, Barolar Birliği Başkanı Ünver Bedevi, Başsavcı Aşkan İlgen ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın konuşmalarıyla devam etti.

AKINCI: “YARGININ YÜKÜ VE SORUMLULUĞU HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA ARTIYOR”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, yargının yükünün ve sorumluluğunun her geçen gün biraz daha arttığını kaydetti.

Akıncı, “Mahkeme koridorlarında çözümü aranan sorunların pek çoğu kapsamlı devlet politikalarıyla üstesinden gelinmesi gereken ciddi toplumsal sorunların birer örneğini teşkil ediyor” dedi.

Adli Yılın açılış töreninde konuşan, yargıdan kamuya, Kıbrıs konusundan, ülkedeki terör soruşturmasına kadar birçok konuda açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Akıncı, hukuk kurumunun birçok sorunu olduğunu belirtti.

“Yurttaşların en fazla yakındığı konuların başında uzayan mahkeme süreçleri geliyor” diyen Akıncı, “Adaleti süratlendirmek için elden ne gelirse yapılmalı” vurgusunda bulundu.

Akıncı, mahkemelerin günün koşullarına uygun olarak güçlendirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini de kaydederek, “Masraf ve harçlar adaletin yolunu tıkıyor. Bunun üzerinde de kafa yorulmalı” dedi.

Üçlü kararname ve müşavirlik konusuna da değinen Akıncı, “Bu sorunla yüzleşmek için erteleyebilecek zamanımız yok. Kamu Reformu da cesaretle hayata geçirilmeli” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın “2017 İnsan Ticareti Raporu’na da işaret eden ve ülkeyle ilgili bölümün olumsuz ifadelerle yüklü olduğunu söyleyen Akıncı, “Kuzey Kıbrıs, herhangi bir insan hakkının fütursuzca ihlal edildiği ve üstelik bu ihlalin umursuzca kanıksandığı bir yer olamaz. Buna müsaade edemeyiz” ifadelerine yer verdi.

Kıbrıs konusuna da değinen Akıncı, “Aynı zihniyetle ve benzer süreçlerle, yine benzer sonuçlara varılacağı ortadadır. Farklı yaklaşımların düşünülmesinin zamanı geldi” dedi.

Ülkedeki terör soruşturması konusuna da değerlendirme yapan Akıncı, “TC’nin darbeci odaklarla mücadelesine yardımcı olmak gerekir” şeklinde konuştu.

“TOPLUMSAL DÜZENİN VE HUZURUN KORUNMASI DAHA FAZLA GAYRETİ GEREKLİ KILIYOR”

Konuşmasında ülkedeki sosyal ve ekonomik değişimlere işaret eden Akıncı, “Toplumsal düzenin ve huzurun korunması daha fazla gayreti gerekli kılıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, yargının yükünün ve sorumluluğunun her geçen gün biraz daha arttığını söyledi.

Akıncı, “Suç oranlarındaki artış ve suç çeşitlerindeki çoğalma, hem polisin hem de yargının işini biraz daha zorlaştırıyor” dedi.

“HER BİR DOSYA, BAŞKA BİR SOSYAL TRAVMAYI YANSITIYOR”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı konuşmasısın devamında şunları kaydetti:

“Birbirleriyle ihtilafa düşerek davalaşan kişi sayısının çokluğu, şiddet olaylarındaki ürkütücü artış, giderek daha vahim hale gelen uyuşturucu sorunu, trajik bir hal alan trafik, alacak verecek meselelerindeki patlama ve başta boşanma olmak üzere sosyal yaşama ilişkin diğer sorunlar, mahkemelerde binlerce dosyanın yığılmasına yol açıyor.  Aslında her bir dosya, başka bir sosyal travmayı yansıtıyor. Mahkeme koridorlarında çözümü aranan sorunların pek çoğu, kapsamlı devlet politikalarıyla üstesinden gelinmesi gereken ciddi toplumsal sorunların birer örneğini teşkil ediyor.”

“MAHKEMELERİN GÜNÜN KOŞULLARINA UYGUN OLARAK GÜÇLENDİRİLMESİ VE DESTEKLENMESİ GEREK”

Mahkemelerin günün koşullarına uygun olarak güçlendirilmesi ve desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Akıncı, şunları da söyledi:

“Sorun çözücü kapsamlı politika bir ihtiyaç olmakla birlikte, mahkemeye gelmiş her bir konunun adil şekilde neticeye bağlanması da elbette şarttır. Bunun için mahkemelerimizin günün koşullarına uygun olarak güçlendirilmesi ve desteklenmesi gerekir.”

“YURTTAŞLARIN EN FAZLA YAKINDIĞI KONULARIN BAŞINDA UZAYAN MAHKEME SÜREÇLERİ GELİYOR”

Hukuk kurumunun birçok sorunu olduğunu belirten ve “Gecikmiş adalet adalet değil” sözüne işaret eden Akıncı, “Yurttaşların en fazla yakındığı konuların başında uzayan mahkeme süreçleri gelmektedir” dedi.

“Bu konuda adaleti süratlendirmek için elden ne gelirse yapılmalı” şeklinde konuşan Mustafa Akıncı, şöyle devam etti:

“Nüfus ve suç artışına rağmen yıllardır yargıç sayısının çok sınırlı sayıda artırıldığını biliyoruz. Yargıç sayısının artırılması, üzerinde önemle durulması gereken bir ihtiyaç gibi görünmektedir. Deneyimli yargıçları kurum içinde tutmak için yaş sınırının yükseltilmesi de düşünülebilir.”

“ÖZEL TEDBİRLER ORTAYA KONMALI...”

Mahkemelerin yargıç ve savcı dışındaki personel ihtiyacının zamanında giderilmesinin önemine de işaret eden Akıncı, “Davaların dörtte üçünden fazlasının, alacak verecek davalarından oluşması bu konuya ilişkin özel tedbirler geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor” dedi.

Tebliğ ve icra işlerinin süratlendirilmesi için formüller üretilmesi gerektiğini de söyleyen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Borçluların içine düştüğü sıkıntıların giderilmesine yönelik geçmişte yapılan girişimler olumlu olmakla birlikte, alacaklı konumunda olan özellikle küçük esnaf ve üreticinin alacaklarını tahsil edememelerinin sıkıntılarını da göz ardı etmemek gerekir. Bu denge çok iyi kurulmalı” şekline konuştu.

“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN EGEMEN KILINMASINDA GÖREV SADECE MAHKEMELERİN DEĞİL”

Hukukun üstünlüğünün egemen kılınmasında görevin sadece mahkemelere değil herkese düştüğünü söyleyen Mustafa Akıncı, şöyle devam etti:

“Özellikle yargılama sürecinde buna çok büyük özen göstermek gerekir.  Elbette yargı kararları da eleştirilebilirdir. Doğaldır ki bunun nesnel ve bilimsel temeli olmalıdır. Yargılamayı etkileyecek, normal mecrasından saptıracak söz, yazı veya davranışlardan kaçınılması gerekir. Haber olarak yargılamanın seyrini aktarmak ise elbette başka bir şeydir. Bu konuda özenle hassas bir denge kurulmalıdır.”

“MAHKEMELERİMİZ ÇAĞDAŞ BİLİMSEL DÜŞÜNCEYE VE FELSEFEYE AÇIK AMA DİĞER HER TÜRLÜ ETKİYE SIMSIKI KAPALI OLMALI”

“Mahkemelerimiz çağdaş bilimsel düşünceye ve felsefeye açık ama diğer her türlü etkiye sımsıkı kapalı olmalıdır” da diyen Akıncı, “Bu konuda tek yol gösterici, hukukun üstünlüğü ilkesi olmalıdır. Yargımız bağımsızlığını ve yansızlığını tutkuyla korumalıdır” şeklinde konuştu.

Yurttaşların gün geçtikçe adalete erişmede harçlar nedeniyle zorluklarla karşılaştığını da söyleyen Akıncı, “Masraf ve harçlar adaletin yolunu tıkamaktadır. Bunun önleminin ne olabileceği üzerinde kafa yorulmalıdır” dedi.

“YASAMA ORGANIMIZIN YASA YAZIMI KONUSUNDAKİ KAPASİTESİ ARTIRILMALI”

Hukuk camiasının sık sık eski ve eksik yasalardan şikayet ettiğini de kaydeden Akıncı, eski yasalardaki bazı düzenlemelerin güncelliğini yitirdiğini, yeni yasalardaki kimi hataların çeşitli sorunlara yol açtığını belirtti.

Akıncı, “Bu konuda yasama organımızın yasa yazımı konusundaki kapasitesinin artırılması gerektiği anlaşılıyor” dedi.

Yorum yoluyla yasaların gerçek yaşamda ne ifade ettiğini ortaya koyanın mahkemeler olduğunu anımsatan Mustafa Akıncı, “Yasalardaki eksiklikleri, aksaklıkları gören mahkemelerin bunlara işaret edip görüş beyan etmelerinde ve bunların dikkate alınmasında ciddi yarar olduğuna inanıyorum. Kuşkusuz, bunun güçler ayrılığı ilkesini göz ardı etmeden özenle yerine getirilmesi gerektiğine vurgu yapmak isterim” şeklinde konuştu.

KAMU YÖNETİMİ... “LİYAKATA DAYALI SİSTEM OLUŞTURULAMAMASI EN ÖNEMLİ SORUN”

Adli yılın açılış törenindeki konuşmasında, kamu yönetimiyle ilgili de açıklamada bulunan Akıncı, “Kamu yönetiminde liyakata dayalı bir sistem oluşturulamaması ülkemizin en önemli sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Kamu hizmetinin kalitesini artırmak ve yurttaşların sisteme inancını tazelemek için yıllardır sözü edilen ama bir türlü gerçekleştirilemeyen gerçek bir kamu reformunun artık cesaretle hayata geçirilmesi gerekmektedir” dedi.

“ÜÇLÜ KARARNAME VE MÜŞAVİRLİK SORUNUNA EL ATMA ZAMANI ÇOKTAN GELDİ...”

Akıncı, şunları da ekledi:

“Kamu reformunun önemli bir boyutu olarak üst kademe yöneticilerinin belirlenme süreçlerini yeniden düzenlemeliyiz. Üçlü kararname sisteminin yanı sıra müşavirlik sorununa el atma zamanı çoktan gelmiştir. Bunlarla yüzleşmek için erteleyebilecek zamanımız yoktur. Üçlü kararname sisteminin liyakata uygun bir hale getirilmesi ve kamu yönetiminde etkin ve objektif bir denetim mekanizması oluşturulması halinde yurttaşın devletiyle barışması için de önemli bir ilk adım atılmış olacaktır.”

2017 İNSAN TİCARETİ RAPORU... “ÜLKEMİZE İLİŞKİN BÖLÜMÜ OLUMSUZ İFADELERLE YÜKLÜ”

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın “2017 İnsan Ticareti Raporu”nun ülkeye ilişkin bölümüne de dikkat çeken ve “Ne yazık ki rapor bu yıl da olumsuz ifadelerle yüklüdür” diyen Akıncı, şunları söyledi:

“Raporda ülkemizin insan ticaretine açık bir bölge olmaya devam ettiği belirtilmekte ve insan ticaretinin sona erdirilmesine yönelik asgari standartları karşılamaktan uzak olduğumuz vurgulanmaktadır.  İşin daha vahim yanı, ilgili makamlarımızın bu standartların karşılanması yönünde yeterince çaba harcamadığının ifade edilmesidir. Cinsel sömürü başta olmak üzere, insan ticaretine ilişkin bu olumsuz görüntü toplumumuza yakışmamaktadır. Devletin bütün makam ve kurumları ile tüm toplum kesimlerinin bu sorunun ortadan kaldırılması için derhal harekete geçmesi gerekmektedir.”

“İNSANLIK ONURUMUZLA DOĞRUDAN İLİŞKİLİ”

Raporda sözü edilen yasal düzenlemelerin yapılması, gerekli adımların gecikmeden atılması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Bu konu hem güçlendirmeye çalıştığımız uluslararası itibarımız hem de kurmaya çalıştığımız sınır aşırı ilişkiler bakımından son derece önemli. Ama bunlardan önce insanlık onurumuzla doğrudan ilişkili” dedi.

Akıncı, şunları da ekledi:

“Kuzey Kıbrıs, herhangi bir insan hakkının fütursuzca ihlal edildiği ve üstelik bu ihlalin umursuzca kanıksandığı bir yer olamaz. Buna müsaade edemeyiz. Bu konuyu devletin ilgili tüm organlarının ciddiyetle ele alması gerekmektedir. Cumhurbaşkanlığı olarak bu amaçla Devletimizin diğer organları ve siz hukuk camiasıyla birlikte çalışmak isteğimizi ifade etmekte istiyorum.”

TERÖR SORUŞTURMASI... “TC’NİN DARBECİ ODAKLARLA MÜCADELESİNE YARDIMCI OLMAK GEREKİR”

Medyada günlerdir bazı polis teşkilatı mensuplarıyla kimi sivil yurttaşlar hakkında, terör örgütü mensubu oldukları şüphesiyle soruşturma yürütüldüğüne ilişkin haberler yer aldığını, bu konudaki görüşlerini daha önce de dile getirdiğini anımsatan Akıncı, şunu ekledi:

“Dünyanın neresinde olursa olsun sivil demokratik sisteme yönelik hiçbir silahlı darbe girişimi hoş görülemez. Demokrasi evrensel bir değer olarak herkesçe korunup kollanmalıdır. Bu itibarla 15 Temmuz 2016’da darbe girişimine uğrayan Türkiye Cumhuriyeti devletinin, darbeci odaklarla mücadelesine yardımcı olmak gerekir.  Fakat böylesi süreçlerde, hukukun içinde kalmanın önemi daha da artmaktadır. Spekülasyonların ve asılsız ihbarların hukuku yanıltmasına izin vermemek bütün kurumlarımızın görevdir. Daha öncede belirttiğim gibi soruşturmayı yürüten birimlerin yanı sıra başta medya olmak üzere tüm kurumlar, yargısız infaz girişimlerine ve peşin hükümlü yaklaşımlara karşı uyanık olmalıdır. Bir tek masum insanın bile özgürlüğü elinden alınmamalı ve geleceği karartılmamalıdır. Adalet herkes için gereklidir.”

KKTC hukuk sisteminin gerektirdiği sorgulama ve yargılama süreçlerinin, eksiği ve fazlası olmadan itinayla yerine getirilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Akıncı, “Bu önemli süreci hukuk sınırlarını aşmadan ve adalet duygusundan sapmadan hakkaniyetli bir sonuca bağlamak için herkes üzerine düşen görevi titizlikle yerine getirmelidir” dedi.

KIBRIS KONUSU... “NEW YORK’TA GUTTERES İLE KIBRIS’IN GELECEĞİNE İLİŞKİN DÜŞÜNCELERİMİZİ PAYLAŞACAĞIZ”

Konuşmasında Kıbrıs konusuna da değinen Akıncı, yarın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısının yapılacağı New York’a hareket edeceğini anımsattı.

Akıncı, bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu:

“BM Genel Sekreteri Gutteres ile yapacağımız görüşmede Kıbrıs’ın geleceğine ilişkin düşüncelerimizi kendisiyle paylaşacağız. Bunun yanında başka temaslarımız da olacak.  Kıbrıs Türk Toplumu adına iki yılı aşkın süre çözüm için tüm çabamızı ortaya koyduk. Çözüm çabalarının sonuçsuz kalmış olmasının nedeni biz değiliz. Bundan dolayıdır ki Rum tarafında ciddi bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç vardır diye sürekli vurgu yapmaktayım.”

“AYNI ZİHNİYETLE VE BENZER SÜREÇLERLE, YİNE BENZER SONUÇLARA VARILACAĞI DA ORTADA... FARKLI YAKLAŞIMLARIN DÜŞÜNÜLMESİNİN ZAMANI GELDİ”

“Aynı zihniyetle ve benzer süreçlerle, yine benzer sonuçlara varılacağı da ortadadır” diyen ve “Bu nedenle farklı yaklaşımların düşünülmesinin zamanı gelmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Crans Montana’da BM Genel Sekreteri Gutteres’in ortaya koyduğu çerçeveyi Rum tarafının işine geldiği gibi yorumlamakta ve en başta kendi toplumunu yanıltmakta olduğunu üzüntü ile izliyoruz. Genel Sekreterle bunları da konuşma fırsatımız olacaktır. Ama en önemlisi objektif ve gerçekleri yansıtan bir rapor beklentimizi de kendisine ileteceğiz. Bundan sonrası için Rum tarafının içinde bulunduğu seçim dönemi, kendileri bakımından önemli bir değerlendirme fırsatı sunmaktadır. Bizimle eşitlik içinde bir paylaşmayı içlerine sindiremiyorlarsa, bu adada nasıl bir ilişki istiyorlar? Buna da artık bir karar vermelidirler.”

“BU TOPRAKLARDA BARIŞ VE HUZUR İÇİNDE BİRLİKTE VAR OLMAK ZORUNDAYIZ”

“Her durumda bu topraklarda barış ve huzur içinde birlikte var olmak zorundayız” diyen Akıncı, “Coğrafyayı değiştiremeyiz. Kıbrıs Türk halkı, Rum üniter devletinin azınlığı olmak niyetinde değildir. Bunun yanında Türkiye’nin 82. vilayeti olmak gibi bir arzusu da yoktur. O halde, geriye sadece iki seçenek kalıyor; Eşitlik, güvenlik ve özgürlük içinde birbirine tahakküm etmeden tek çatı altında paylaşıma dayalı bir yapı; ya da yan yana iki ayrı çatı altında yaşayabilmenin koşullarının yaratılması ve yasallaştırılması. Her iki şıkta da kuşkusuz uzlaşmak gerekecektir” şeklinde konuştu.

Akıncı, konuşmasını yeni adli yılın başarılı geçmesini dileyerek tamamladı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x