istanbul escort

Erdoğan’dan vatandaşlara ’sandıkları boş bırakmayın’...

Erdoğan'dan vatandaşlara 'sandıkları boş bırakmayın' çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Valiliği‘nin düzenlediği iftar programında konuşma yaptı. Vatandaşlara 24 Haziran çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aman ha. Tatili uzatıpta sandıkları boş bırakmayın. Mutlaka sandığa gidip iradenizi yansıtın. Milletimize en güzel bayramı inşallah 24 Haziran akşamı yaşatacağız." dedi.

10 Haziran 2018 - 23:39

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünyada en az  gelişmiş ülkelere destekte bir numaralı ülke Amerika görünür fakat gayrisafi  milli hasılaya göre dünyada bunun bir numarası Türkiye. Biz bir numarayız.  Amerika gerimizde, İngiltere falan çok daha geride. dedi. Erdoğan, Yenikapı'daki Avrasya Gösteri Merkezi'nde düzenlenen İçişleri  Bakanlığı Mensupları ve İstanbul Muhtarları İftar Programındaki konuşmasında,  katılımcıların ramazanını tebrik etti.Ramazan Bayaramı'nın da hem Türkiye'de hem de İslam dünyasında bayram  şeklinde kutlanması temennisinde bulunan Erdoğan, Allah'tan bu gece herkesi,  idrak edilen Kadir Gecesi'nin bereketiyle şereflendirmesini diledi.Erdoğan, İstanbul'daki muhtarlar ve İçişleri Bakanlığı mensuplarıyla  bir araya gelmesine vesile olanlara da teşekkür ederek, Cumhurbaşkanlığı  Külliyesi hizmete girdiğinde ilk bir araya geldiği kesimin muhtarlar olduğunu  anlattı.Sergi alanı açılan külliyede 2 bin 500'e yakın muhtarla bir arda  olduklarını ifade eden Erdoğan, külliyede muhtarlarla 47 toplantı yaptıklarını,  hedeflerinin gelecek programlarında Türkiye'de 50 bini aşkın muhtarla külliyede  bir araya gelmek olduğunu söyledi.Erdoğan, İstanbul'daki muhtarlarla yapılan benzer bir iftar programını  Ankara muhtarlarıyla program yoğunluğundan gerçekleştiremediklerini, Ankaralı  muhtarlarla sahurda bir araya geleceklerini, salı günü yeni hizmete açılan  külliyedeki sergi salonunda Ankaralı muhtarlarla birlikte olacaklarını dile  getirdi.Muhtarları demokrasi piramidinin ilk ve yaygın basamağı olarak  gördüğünü belirten Erdoğan, şöyle devam etti: Milletimizle en çok iç içe olan, yapılan hizmetleri de eksik kalan  işleri de en yakından bilen kesim muhtarlarımızdır. Bunun için İçişleri  Bakanlığımız bünyesinde Muhtarlar Daire Başkanlığı kurduk. Bu başkanlığın  bünyesinde muhtar bilgi sistemi oluşturduk. Muhtarlarımız mahalleleriyle ilgili  taleplerini ister külliyemize geldiklerinde kendilerine verdiğimiz formlara  yazarak, isterlerse internet üzerinden buraya bildiriyorlar. Bakanlıktaki  arkadaşlarımızda gerekli kurumlarla irtibata geçerek meseleyi takip ediyor ve  sonucunu muhtarımıza iletiyorlar.Bizim muhtarlarımıza verdiğimiz kıymet, milletimize olan saygımızın  gereğidir. Milletimiz bir kişiyi mahallesine muhtar olarak seçmişse, her ne kadar  benim için artık muhtar da olamaz dediyseler de muhtar da olduk Allah'a  hamdolsun, Türkiye'ye cumhurbaşkanı olduk. Çünkü o başlıkları atanlar, bu ülkede  milli iradenin ne olduğunu bilmiyorlardı. Ama şimdi milli iradenin ne olduğunu  öğrenmeye, anlamaya başladılar. Artık o kişi demokratik sistemde farklı bir yere  gelmiş demektir. Muhtar deyip geçme. Sıradan birisi değil. İnşallah önümüzdeki  dönemde de her fırsatta muhtarlarımızla bir araya gelmeyi sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un sadece 3 heceli kelimeden ibaret  bir yer olmadığına işaret ederek, İstanbul'un Türkiye, tüm bu bölge, hatta dünya  olduğunu ifade etti.Böyle bir şehirde yaşamanın ve sorumluluk üstlenmenin kolay  olamadığını vurgulayan Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı için bu  kentte yönetici olmanın ne demek olduğunu bildiğini, gençliğinden beri de  İstanbul'da sorumluluk üstlendiğini dile getirdi.Erdoğan, genlik çalışmalarında, sosyal ve kültürel faaliyetlerde   sorumluluk aldığını belirterek, yine siyasette ve belediyede sorumluluk  üstlendiğini, Başbakan olduğunda Türkiye ile İstanbul'un da sorumluluğunu  taşıdığını kaydetti.Bunun Cumhurbaşkanı olunca da aynı şekilde devam ettiğini anlatan  Erdoğan, şöyle konuştu: Peki bunca sorumluluk üstlendik de ne yaptık? Geçmişten beri kendime  bu soruyu hep sormuşumdur. Öyle ya milletimiz bize güvenmiş, emaneti teslim  etmiş. Bu emaneti acaba hakkıyla taşıyabildik mi, ileriye götürebildik mi? Bunun  cevabını bulmak için de dönüp hep yaptığımız hizmetlere baktık. İstanbul'a,  Türkiye'ye yaptığımız hizmetlere baktık. Tarihiyle ve kalbiyle bize bağlı olan  koskoca bir coğrafyaya yaptığımız hizmetlere baktık. Dünyanın neresinde yaşarsa  yaşasın gözleriyle bizi takip eden tüm mağdurlara, mazlumlara yaptığımız  hizmetlere baktık. Hamdolsun, baktığımız her yerde eserlerimizi gördüm. GENÇLER GEÇMİŞLE MUKAYESE EDEMİYORLAR Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünyada en az gelişmiş ülkelere destekte bir  numaralı ülke Amerika görünür fakat gayrisafi milli hasılaya göre dünyada bunun  bir numarası Türkiye. Biz bir numarayız. Amerika gerimizde, İngiltere falan çok  daha geride. Sizler böyle bir ülkenin evlatlarısınız. Bunu iyi bilmeniz lazım.  diye konuştu.Muhtarların mahallelerinde ve hayatın her alanında bu hizmetleri  bizzat yaşayarak takip ettiklerini vurgulayan Erdoğan, ancak özellikle yaşı 30'un  altındaki gençlerin, seçilme hakkı verilen 18 yaşındakilerin bugünleri geçmişle  mukayese edemediğini dile getirdi.[[HD_2686080]][[HD_2686106]][[HD_2686038]]Erdoğan, şöyle devam etti: Sıkıntı burada. Biz eğitime önem verdik, derslik yaptık, üniversite  açtık, harçları kaldırdık, yurt yaptık, okullarımızı en modern araçlarla  donattık, öğretmen atadık diyoruz. Geçmişte benim sınıfım 75 kişiydi ama  Anadolu'da 100'ü aşkın örencinin olduğu sınıflar vardı. Ders kitabı bulamazdık.  Teksir kağıtlarıyla okuduk. Kırtasiyeci dükkanının önünde bir, iki hafta kuyruğa  girerdik. Hatırlayın o günleri. Kırtasiyeci dükkanına gidersin, ders kitabını  bulamazsın. Şimdi böyle bir sorun kaldı mı? Herkesin kitabı masasının üzerinde.  Ama benim bu yavrularım bunun farkında değil. Bunun kadir kıymetini bilmiyor.  Şimdi böyle bir sıkıntı artık yok. Balık deryanın içinde, ne zaman ki onu  deryadan çıkarır karaya atarsın, o zaman denizin kıymetini anlar. Şimdi bu genç  yavrular da herhalde bunun kıymetini öyle anlayacaklar. Erdoğan, hastaneleri en modern cihazlarla donattıklarını, sağlık  personelinin sayısını üç kata çıkardıklarını, şimdi şehir hastaneleri yapıldığını  belirterek, eskiden bir röntgen için 7-8-9 ay sonraya gün verildiğini, şimdi  böyle bir şey kalmadığını söyledi. MR mı vardı geçmişte, tomografi mi vardı, ultrasonografi mi vardı?  Bütün bunların hepsi bizimle beraber ülkemizde şu anda var. diyen Erdoğan,  geçmişte insanların sağlam girip hasta çıktığı, kapısından içeri giremediği,  girse de doktor, ambulans, ilaç, şifa bulamadığı sağlık sistemini gençlerin  havsalasının almadığını kaydetti.Erdoğan, Tokat'a giderken Gerede'den çıktıktan sonra kazaların olduğu,  kışları tehlikeli olan bölgeden geçerken, içinde bulunduğu arabanın kaymaya  başladığını anlatarak, şunları kaydetti: 5 kişiyiz arabanın içinde. Karşı taraftan da Urfa Cesur otobüsü  geliyor. Biz otobüse bindirdik. Bizi oradan aldılar fakat ambulans diye bir şey  yok. Bizi alan ambulans balık istifi gibi doldurdu, doğru Gerede'ye götürdü.  Gerede'de hastanede bizi Bolu'ya götürecek hemşire bile yok. En az yaralı olan  arkadaşımız hemşire oldu. Serum şişelerini taktılar. Bir- iki serum şişesi de  onun elinde kaldı. Bolu'ya geldik. Gittiğimiz ilk hastane devlet hastanesi.  Devlet hastanesi emekli sandığı mı, SSK'lı mı, diye soruyor. O zamanlar ben ve  arkadaşlarım SSK'lı. 'Alamayız' dediler. Bizi SSK hastanesine gönderdiler. Birkaç  gün Bolu'da yattıktan sonra İstanbul'a geldik. Biz bunları yaşadık.Şimdi sıkıysa herhangi bir hastane, hastayı kapıdan geri çevirsin.  Böyle bir şey yok. Geri çeviremez. Bakın buna özeli de dahil, çeviremez. Eğer  böyle bir muamele yapıyorsa bedelini öder. Eğer biz devletsek bu ülkedeki bütün  bu kurumlar, milletin evlatlarına en azından ilk müdahaleyi yapmak  zorundadırlar. Konuşmada, ulaşım, bölünmüş yol, hızlı tren, havalimanı, köprü, tünel  dediklerini dile getiren Erdoğan, geçmişte insanların tek şerit gidiş, tek şerit  geliş olan yollarda İstanbul'dan, Türkiye'nin 80 vilayetine ulaşmaya çalıştığını  söylediklerinde, uçağı ancak havada görebildiklerini anlattıklarında gençlerin  kendilerine inanmaz gözlerle baktıklarını söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda artık uçağa binmenin lüks olmaktan  çıktığını ifade ederek, Artık lüks otobüs fiyatına uçağa biniyoruz. Bu hale  döndük. Allah rahmet etsin, babacığım benim uçağa falan binemedi ama şimdi bizler  rahatlıkla biniyoruz. Nereden nereye geldik. diye konuştu.Erdoğan, her alanda benzer bir tabloyla karşılaştıklarını, şimdi dev  İstanbul havalimanını yaptıklarını kaydetti. Dünyanın ilk üçü içerisinde ve 29 Ekim'de açılışını yapacağız. İlk  etapta 90 milyon yolcu kapasiteli olacak yılda. 2023, 150 milyon, buraya  çıkacağız. Artık dünyada havalimanımızın hamd olsun benzeri yok. İlk üç içinde.  Buraya geldik. diyen Erdoğan,  Atatürk Havalimanı'nı da Millet Bahçesi  yapacaklarını ifade etti.Artık Bizim böyle bir bahçemiz yok denilmeyeceğini belirten Erdoğan,  şöyle devam etti: Gülhane var ama burada da Atatürk Havalimanı, muhteşem projeyle orayı  Millet Bahçesi yapıyoruz. Çoluğu, çocuğu hep gelsin oralarda sere serpe  yuvarlansınlar. Bu nereden geldi, ya havalimanından çıktık, iftara geliyoruz  buraya. Gelirken sahil tabii iftar saatinde her iki taraf tıklım tıklım dolu.  Arkadaşlara dedim ki 'Şöyle bir kenara çekin de bir grubun yanına gidelim.'  Gittik, hepsi zaten mangal yapmaya başlamışlar, hazırlık yapıyorlar iftara. Şimdi  onu görünce dedik ki 'Artık İstanbul'a bunların hepsini de kapsayacak devasa bir  Millet Bahçesi yapmamız lazım.' Yani İngiliz'in Hyde Park'ı varsa ki 170 bin  metrekare falandır, Amerika'nın Central Park'ı varsa ki o da 2-3 civarındadır.  Bizim onlardan daha büyüğü niye olmasın? Burası 12 milyon metrekare. Burayı  yapacağız. Türk milleti için, bu millet için evelallah hepsi haktır, olacak. ARAMIZDAKİ FARK BU Gençlerin Türkiye'nin hep böyle olduğunu sandıklarını, halbuki bunun  böyle olmadığını en iyi muhtarların bileceğini dile getiren Erdoğan, Bunun için  muhtarlarımızdan rica ediyorum, mahallelerinizdeki gençlerimize, eski Türkiye'yi,  eski İstanbul'u lütfen anlatın. Çöp dağlarının olduğu İstanbul'u anlatın. Hava  kirliliğinin olduğu İstanbul'u anlatın. O susuzluğun hakim olduğu İstanbul'u  anlatın. Bunlardan nasıl kurtulduğumuzu lütfen anlatın. Bunu en iyi siz  biliyorsunuz. diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'a belediye başkanı seçildiğinde şehrin  sokaklarının çöp dağları tarafından işgal edildiğini aktararak, Ümraniye'de  yaşanan çöp patlamasını hatırlatarak, burada 39 vatandaşın hayatını kaybettiğini  söyledi.Ancak kendilerinin o patlayan çöplüğün olduğu yere spor tesisleri  yaptıklarını aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Biz buyuz ya aramızdaki fark bu. Dünyanın en güzel şehri, pisliğe,  susuzluğa, hava kirliliğine, kötü kokuya, bakımsızlığa mahkum edilmişti.  Musluklardan su akmadığı için mahallelerde su istasyonları açılmıştı. İnsanlar  tankerlerle getirilen suları, buralardan doldurup, ihtiyaçlarını gidermeye  çalışıyorlardı. Haliç'in yanından ancak burnumuzu tutarak geçebiliyorduk. Ben  aslında Haliç'in kenarında, Kasımpaşa'da doğdum büyüdüm. Haliç'in ne olduğunu çok  iyi bilirim ama orayı temizlemek de elhamdülillah bize nasip oldu. Haliç'i biz  temizledik. Peki bütün bu sorunlar gençler tarafından biliniyor mu? Herhalde  sihirli bir değnek geldi İstanbul'a dokundu ama Türkiye'ye dokunmadı. Bütün bu  sorunlar bizim ve ekibimizin gayretleriyle, çalışmalarıyla, projeleriyle hamd  olsun, yatırımlarıyla çözüldü. Ülkemizi bugünlere getirebilmek için gerçekten çok  çalıştık. Önümüze vesayet güçlerinden terör örgütlerine, darbecilerden  uluslararası güçlere kadar nice engeller kondu. O GÜNE KADAR DURMADAN, DURAKSAMADAN, YORULMADAN ÇALIŞACAĞIZ Haliç'ten 2,5 milyon metreküp çamuru çıkardıklarını, 9 kilometre ötede  Alibeyköy'de bir taş ocağına taşıdıklarını hatırlatan Erdoğan, şu anda da  üzerinde Vialand'ın bulunduğu alanın bu çamurla doldurulduğunu kaydetti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bak şimdi orada ne yaptık? Tüm ülkemin  insanları, çocukları için devasa bir oyun parkı meydana çıktı. İş bilenin, kılıç  kuşanın. Bunlar yapmadan olmuyor. Şimdi tüm bu yaptıklarımızın adeta  taçlandırılması olarak görebileceğimiz yeni bir dönemin eşiğine geldik. İnşallah  24 Haziran'da bugüne kadar olduğu gibi bir kez daha milletimizden icazet alacak,  2023 hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda çalışmaya devam edeceğiz. diye  konuştu.Bayramı takip eden pazar günü seçim olduğuna işaret eden Erdoğan,  sözlerini Buradan sizlerle birlikte tüm milletime çağrı yapıyorum, aman ha  memleket ziyaretini veya tatili uzatıp da sandıkları boş bırakmayın. Oy vererek  sadece ülkeye cumhurbaşkanı ve milletvekili seçmiyorsunuz. Aynı zamanda  geleceğinizin kararını veriyorsunuz. Bunun için mutlaka sandığa gidip iradenizi  yansıtın. Allah göstermesin bir aksilik olursa o ahların, vahların, keşkelerin  hiç kimseye faydası olmaz. Milletimize en büyük bayramı hep birlikte inşallah 24  Haziran akşamı yaşatacağız. Ama o güne kadar durmadan, duraksamadan, yorulmadan  çalışacağız. diyerek tamamladı.Programa, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Valisi Vasip Şahin,  İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Muhterem İnce, İçişleri Bakanlığı personeli,  muhtarlar ve davetliler katıldı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"2019 Girne Satranç Turnuvası" eğitim temalı olacak
Faciaya kıl payı kaldı. 5 yaralı
Faciaya kıl payı kaldı. 5 yaralı

istanbul escort bayan ataşehir escort türk porno