Belediye Emekçileri Sendikası (BES) Başkanı Birtan Aktolga, Ulusal Birlik Partisi (UBP) hükümetinin ve Genel Başkanı, Başbakan Derviş Eroğlu'nun her platformda halkın her kesiminden insanları kucaklayacağını söylediğini, ancak son olarak geçen hafta hükümetin gerçekleştirdiği 3 icraattan yola çıkarak "hükümet-halk kucaklaşmasının" nasıl olacağı konusunda derin şüpheye kapıldıklarını kaydetti. Aktolga, yaptığı açıklamada, UBP'nin değiştiği laflarının sadece lafta kaldığını ve baskıcı icraatlarının artarak devam ettiğini ileri sürdü. Toplumda üyeleri bağlamında büyük bir çoğunluğu temsil eden sendikalara seçim öncesinde imzalı belgeler veren ve bu sözler doğrultusunda halkın oyunu alarak iktidara gelen UBP'den eser kalmadığını savunan Aktolga, UBP'nin Kıbrıs Türk insanına 1980'ler ve 1990'lar boyunca yaşattığı baskıcı dönemleri tekrar yaşatmaya çalıştığını iddia etti. BES Başkanı Aktolga, "Geçtiğimiz Cuma günü çalışanlar olarak karanlık bir gün yaşadık. İlk olarak devletten bir yazı ile işten çıkarılanların haberi geldi. Daha sonra ise aylardır maaşları zamanında ödenmediği, Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı primleri ödenmediği ve Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy tarafından tasarruf tedbiri olarak çalışanları işten durdurma yapacağını açıkladığı için gelecek kaygısı ile greve çıkma hakkını kullanmak isteyen sendikaya grev yasağını duyduk. Zaten UBP'ye de grev yasaklamak yakışır. En son olarak da gazetecilere sansür uygulamasından haberdar olduk" ifadelerini kullandı. UBP'nin kendi gibi düşünenler dışındaki kesimlerin düşünce ve önerilerini ciddiye almadığını ileri süren Aktolga, UBP'nin ne sendikaları ne sivil toplumu oluşturan birlik ve dernekleri ne de kendisine oy vermeyen yüzde 55'lik halkı kaale aldığını iddia etti. |