Kıbrıs sadece bir ada mı? (1)
Taha Can Gürlek

Taha Can Gürlek

Kıbrıs sadece bir ada mı? (1)

18 Ağustos 2017 - 22:16

Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece, bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs'a dikkat ediniz. Bu ada bizim için çok önemlidir. M. Kemal Atatürk

Kıbrıs’ın önemini anlamak için öncelikle bu cennet adanın coğrafi konumundan bahsetmek gerekmektedir. Kıbrıs birçoğumuzun bildiği üzere Akdeniz’in doğusunda yer almakta, aynı zamanda da Sicilya ve Sardinya’dan sonra Akdeniz’in üçüncü büyük adası olması nedeniyle çok kilit bir noktada karşımıza çıkmaktadır. Adeta devasa bir uçak gemisine andıran Kıbrıs, Türkiye’ye 65km, Suriye’ye 112km, İsrail’e 267km, Lübnan’a 162km ve Mısır’a 418km uzaklıkta bulunmaktadır. Kıbrıs’ın Ortadoğu coğrafyasına bu denli yakın olması ve buradan istenildiğinde Ortadoğu’ da bulunan devletlere veya gruplara askeri müdahile yapılabilecek olması, Kıbrıs’ın doğrudan veya dolaylı yoldan birçok emperyalist devletin ana gündem maddesi olmasına neden olmuştur. Coğrafi konumu kelimelerle anlatılmayacak olan Kıbrıs’ın önemi atalarımız tarafından da geçmişte fark edilmiş ve II. Selim döneminde yüzlerce şehit pahasına Kıbrıs alınarak ada’ da barış içinde yaşam Osmanlı devleti yıkılana kadar temin edilmiştir.

Hiç şüphesiz Kıbrıs’ın Türkiye için önemi sadece yakın olmasıyla kısıtlı değildir. Ada’da yüz yıllardır varlığını sürdüren aynı soydan geldiğimiz,  aynı kültürü, aynı dili paylaştığımız Kıbrıs Türk halkının ezilmesi, katledilmesi, köleleştirilmesi ve insan haklarından mahrum bırakılarak acılar ve eziyetler içinde kendi kaderine terkedilmesi hiçbir Türk için kabul edilebilir bir şey değildir. Dünya üzerinde Türkler hangi inanca sahip olursa olsun büyük bir ailedir ve dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir Türk’ün ezilmesi, katledilmesi, işkencelere maruz kalması kabul edilemez. Bu yüzden Türkiye’nin birinci hedefi soydaşlarımızın barış, özgürlük ve güvenlik içerisinde yaşamasını temin etmek ve Kıbrıs’ın barış adası olmasını sağlamaktır. Bu vicdani yüke ilaveten Türkiye 1960 yılında yapılan Garanti Antlaşması ile Ada’da huzuru, sükûnu, adanın bağımsızlığını ve bağlantısızlığını sağlayacağına dair ciddi bir uluslararası yükümlülük altına girmiştir. Türkiye daima uluslararası yükümlülük ve taahhütlerine bağlı bir profil çizmiş ve bu profil dışına çıkmayarak yapılan anlaşmalara aykırı gelişmelere göz yummamıştır. Bu nedenle Kıbrıs meselesi Türkiye’nin uluslararası antlaşma ve yükümlülüklerine bağlılığını kanıtlaması açısından da önemli bir meseledir. Bunun yanı sıra Doğu Akdeniz’in en kilit noktasında bulunan Ada, Türkiye’nin güney sahilleri açısından oldukça ciddi öneme ve stratejik konuma sahiptir. Öyle ki açıp tarihe baktığımızda Kıbrıs’ı mesken tutan korsanların Akdeniz’de bulunan ticaret gemilerini saldırıp yağmaladıkları gibi, burayı mesken tutan ulusların Kıbrıs’ı üs olarak kullanarak Anadolu’nun güney sahillerine sürekli akınlar düzenleyerek yağmaladıklarını görüyoruz. Ege denizinde Yunanistan’a kaptırılan adalar ile kuşatılmış Türkiye’nin denizlerde tek özgür hareket alanı güneydedir. İşte Kıbrıs bu Güney sahillerinin tam merkezinde yer almaktadır ve kendi kaderine terkedilmesi mümkün değildir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar