Yepyeni turizm sayfaları ve Crans-Montana
Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

Yepyeni turizm sayfaları ve Crans-Montana

13 Temmuz 2017 - 23:47

Toplumun bir bireyiyseniz, yaşadığınız günlük akıştan etkilenmemeniz imkansız. Kim ne isterse söylesin; hepimizin odak noktası Kıbrıs barışı uğruna atılan adımların 50 yıl sonra bir sonuca ulaşıp ulaşmayacağıyla ilgiliydi.

Barışı özlemek hepimizin yıllardır içinde var olan bir tutkuydu ama yine korktuğum oldu, güneyli komşular bu kez dünyanın önünde “BM parametrelerinin dışına çıkarak yıllardır kabul gören çizginin dışında hareket ederek, yeni talepleri yalnız bizim değil tüm ilgili tarafların önüne koyuyordu. “Kimdi bu taraflar herkesin bildiği gibi garantör ülkeler (Türkiye, Yunanistan, İngiltere) Avrupa Birliği temsilcileri ve diğerleri. Zorla evlilik olmuyordu ve olmayacak, unutmayalım Kıbrıs Türkü altmışlı, yetmişli yıllardaki konumunda değil. Daha zengin, çok daha fazla okumuş ve dünya ile entegre olmuş bir Kıbrıs Türkü var. Diğer yandan da yetmişli yıllardaki Türkiye yok. Bölgemizin tartışmasız ekonomik ve askeri lideri durumunda olan şükürler olsun ki Anavatan Türkiye’miz var.

Ekonomik gelişim parametreleri

Kıbrıs Türkü’nün ekonomik anlamda aldığı yolu aslında Kalkınma Bankası’nın 23. Genel Kurulu’nda bir kez daha pekiştirme imkanı buldum. Artık her alanda, plastik sanayisinde, turizmde, boru sanayinde, çelik sanayinde, yiyecek içecek anlamında, tuğla fabrikaları, boya fabrikaları birçok alanda kendisini üretime adamış bir Kıbrıs Türk toplumu var.

Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan, Türkiye’den gelen kredileri avantaja dönüştürebilen girişimci insanlarımız var. Hepsinden önemlisi, Rumların otellerini çoktan geçmiş Kıbrıs Türk otelleri ve Türkiye yatırımcılarının yaptığı oteller var. Bunları yazarken kesinlikle bir tarafa mesaj vermek veya gönderme yapma niyetim yok. Ama gelinen aşama ve gerçekler de bunlar. Rumların görmek istemediği veya görüp de hazmedemedikleri realiteler bunlar. Bir de çözüme inanmış artık bu iş bizden sonra gelecek olanlar için çok daha zor olacak diyen Sn. Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın tespitleri var.

Bundan sonrası; Türkiye’yle müşterek atılacak siyasi ve ekonomik adımların belirlenmesinde olacak. Hiçbir şeyin bu günden daha kötüye gideceğini düşünmemeliyiz; bilakis daha güzele doğru gidecek. Türkiye kökenli yatırımcılarımızın, siyasi ve ekonomik yönden kendilerini daha güvenli, avantajlı hissedip yatırımlarını daha rahat gerçekleştirecekleri bir ortamı bulacaklarına inanmaktayım.

Turizm ekonomisi nereye gider?

Öncelikle açıkça ifade etmek gerekir ki; ok yaydan fırladı bir kere. Bugün turizm ve çevre konularındaki ilgili mevzuatlar yenilenip, güncel normlara kavuşturulduktan sonra beş yıllık orta vadeli stratejik hedeflere kavuşmak çok kolay olacak.

Özellikle Bafra bölgemizdeki yatırımların teker teker hayat bulması ve aktif olarak turizm sektörüne kazandırılması çok stratejik hamleler. Bafra bölgesi ikinci yatırım alanlarıyla tamamıyla bölgeye yeni rehabilite ve yaşam alanlarının yapılacak olması; Kuzey Kıbrıs turizm sektörünü bambaşka bir ürün çeşitliliği ve kalitesine kavuşacaktır.

Diğer bir yandan Girne bölgemizde yatırıma yeni başlayacak olan ve/veya yatırıma başlamış beş yıldızlı otel yatırımları var. Bu yatırımlarla birlikte ülkemizin dört, beş yıllık yatırımlarla da 30 bin yatak üzerine çıkacağı çok aşikar.

Bu yatak sayılarına ulaşırken, turizm endüstrisinin etkilediği diğer ekonomik sektörleri de unutmamak lazım. Yerli gıda üretimlerinden tutun da restoranlara, personel eksikliğini giderecek olan üniversiteler, turizm kolejleri, acente, tur operatörleri, uçak şirketleri var. Diğer yandan daha fazla bilinçlenen, zirai (agro) anlamda turizm endüstrisinden nasıl gelir elde edebileceğini öğrenmeye başlayan kesimlerimiz var. Eko köy pansiyonculuğu ise gittikçe önemini hissettiren ve alternatif turizm modelleri anlamında turizm endüstrisi içerisinde yerini almış durumda. Hızla çarklar yerine oturuyor. Bu ürün çeşitliliğini daha fazla üst seviyeye çıkarmak ve devlet kanadıyla verilecek kredi veya desteklerin ülke ekonomisine kazanım anlamında daha fazla girdi sağlaması ana fikir olmalı.

Burada özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve devlet kadroları ülke çıkarları neyi emrediyor ise onu yapmaya çalışılmalı. Belki siyasi anlamda Crans-Montana adamıza siyasi anlamda barışı getirmedi ama Kıbrıs Türkü’nü ekonomik anlamda yepyeni ufuklara götürecek bir milat olacağı çok bariz.

Tüm paydaşların, bu güzel ülkenin dünya turizm pastasından faydalanması için çalışması ve şahsi menfaatlerden hızla uzaklaşması gerekir. Güneyli komşularımız bizlerin ekonomik anlamda kendilerini geçtiğimiz gün; farklı yolları aşındırıp bizlerle anlaşmanın yollarını arayabilir. Kıbrıs Türkü’nün Türk askerinin varlığını tüm damarlarında hissetmesi, adamıza yeni gelecek hem ulusal hem uluslar arası yatırımcıların daha güvende hissetmesine de vesile olacaktır. Bugün dünden daha kötü değil, artık yepyeni stratejik ekonomik ve siyasi atılımlar ile daha güzel olacağını bilmeli ve yolumuza devam etmeliyiz. Güven ve huzur içinde.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar