Reklam
Reklam
Yeni senaryo KKTC’nin tanınması mı?

Yeni senaryo KKTC’nin tanınması mı?

Uluslararası unsurun, Rum tarafında yapılacak başkanlık seçimleri sonrası için Kıbrıs sorununda “toprağa karşılık KKTC’nin tanınmasını öngören formülün de göz ardı edilmediği” yeni bir sahne kurmaya başladığı haber verildi.

13 Kasım 2017 - 01:38

Haftalık Simerini “Tanınmaya Karşılık Toprak Formülü” başlığıyla manşete çektiği haberinde, Rum başkan adaylarının politika ve dinamiklerini hesaplayan Amerikan-İngiliz kutbunun, Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlaması ve hatta referandumda yeni bir olumsuz sonuç olması durumuna yönelik çeşitli senaryolar üzerinde çalıştığını yazdı.
“Yeni sahnenin” Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i yeni ciddi ikilemlerle karşı karşıya bırakacağına işaret eden  ve bu sahnenin mimarlarına Brüksel’in de dahil olduğunu belirten gazeteye göre “Brüksel, tanınmaya karşılık toprak siyasi mantığına karşı değil. Ortaya çıkacak Kıbrıs Türk devletçiğinin AB’ye üye olmayacağı şartıyla, çünkü böyle bir şey Türkiye’nin  arka kapıdan üye olması anlamına gelir.”
Gazete, uluslararası unsurun, üç Rum başkan adayının, iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümü hedefini göz ardı etmemekle birlikte, böyle bir perspektife yeni takvim olarak Avrupa seçimlerini koyduğunu da belirtti.
Haberi iç sayfasında detaylandıran gazeteye göre, perde gerisinde çeşitli senaryolar üzerinde çalışan yabancı unsur, yeniden Anastasiadis’in veya Stavros Malas’ın seçilmesi halinde müzakerelerin yeniden başlayacağı ancak her ikisinin de (Anastasiadis ve Malas) ikilemlerle karşı karşıya kalacağı beklentisi içerisinde. Ancak seçilmesi halinde Nikolas Papadopulos’un da ikilemlerle karşılaşacağını değerlendiriyorlar.
Gazete, sözünü ettiği ikilemlerin, müzakerelerin kaldığı noktadan devam etmesi veya Nikolas Papadopulos ve Yorgos Lillikas’ın vaat ettiği gibi ‘müzakerelerin kazanımını’ reddetme girişimiyle ilgili olduğunu belirtti.
Haberde, Kıbrıs sorunuyla ilgilenen ve Kıbrıslı Türk ve Rum liderlerle temas içerisinde bulunan Amerikalı, İngiliz ve Avrupalıların ‘tanınmaya karşılık toprak’ formülünü seçenek gördüklerine vurgu yapıldı.
Türk tarafının, bugüne kadarki müzakerelerde başardıklarını kazanım addederek müzakereleri yeni bir zemine taşıma isteğinin Anastasiadis’i ve BM’yi zor duruma sokacağını savunan gazeteye göre, ya Guterres Belgesi’nin ya da Türk tarafının gevşek federasyonu güçlendirmek için gündeme getirmek istediği yeni unsurlar içeren bir belgenin kabulü de, sorun yaratacak. Çünkü Anastasiadis görüşmeyi kabul etse dahi böyle bir çözümü Rum halkından geçirmesi zor olacak.
Habere göre yabancılar, Rum tarafından yeni bir “hayır” daha çıkması, artık iki devlet mantığındaki bir zemin ve şu ilkede yeni görüşmeler başlamasına ivme katacağına inanıyor: “Tanınmaya karşılık toprak.  İki taraf müzakerelerin yeniden başlamasında uzlaşamazsa, yeni referandum olmadan bile  böyle bir formül gündeme getirilebilir. Bu formül üzerinde düşünüldüğü anlaşılıyor. “
Diplomatik kaynaklara göre bu noktada  AB’nin Kıbrıs Türk devletçiğini saflarına kabul edip etmeyeceği konusunda büyük bir  kuşku var. Brüksel şimdilik  yeni Kıbrıs Türk devletçiğini AB’ye entegre etmeye olumsuz bakıyor. Çünkü böyle bir şey –söylendiği üzere- “Türkiye arka kapıdan üye olmuş gibi olacak. Öte yandan AB bir Kıbrıs Türk devletçiğine kapıyı kapatırsa,  bu referandum yapılmasına ve Türkiye’yle birleşmeye gerekçe olabilir”. Böyle bir durumda, yani Türkiye’yle birleşme, uluslararası meşruiyetin  bozulmaması için Kıbrıs sorununa bir çeşit hal çaresi bulunduktan sonra olması gerekiyor.
Gazete, iki taraf anlaşmadığı sürece müzakerelerin başlamayacağını ve durumun kalıcılaşacağını, doğal gazdan yararlanma alanında da sorunlar çıkabileceğini yazdı. Rum hükümetine, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılması yönünde baskı yapılabileceğini belirten gazete, Türkiye’nin de  KKTC’nin üçüncü, özellikle de Müslüman  devletler tarafından kabul edilmesi yöntemlerinin başlamasını isteyeceğine işaret etti.
Habere göre, yabancı diplomatlar, Malas’ın seçilmesi durumunda da senaryonun aynı olacağını ancak Malas’ın tavrının Anastasiadis’ten daha esnek olacağını ancak onun da ikilemlerle karşı karşıya kalacağını düşünüyor. Yabancı diplomatlara göre “Crans Montana’dan sonuç çıkmamasının nedenlerinden birinin de Türkiye’nin tavrı değil,  Anastasiadis’in; dönüşümlü başkanlık, Türk vatandaşlarına Avrupalı gibi haklar  ve takvim içerisinde olsa bile askerin kalmasını içeren bir çözüm planını halkın onayından geçirmesinin çok zor olacağını bilmesi olduğunu herkes biliyor.”
Aynı diplomatik kaynaklar, seçimleri Nikolas Papadopulos kazanır ve  müzakerelerin kazanımının ve Guterres Belgesi’nin (dönüşümlü başkanlık, v.b.) geçerli olmadığına hükmederse, Türkler tam tersi tezlere sahip olduğundan, müzakerelerin yeniden başlamasının imkansız olmasa bile çok zor olacağına vurgu yapıyorlar. BM Genel Sekreteri, iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümü bulmak için müzakereye devam etmek isteyip istemediklerine tarafların karar vereceği tezine sahip.
Yabancı diplomatlar, çözüm beklentisiyle müzakereler nedeniyle Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılması, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Parlamentosu’ndaki statüsü ve doğal gazdan istifade gibi halı altına süpürülen birçok sorun bulunduğunu ve Türk tarafının bu meseleleri gündeme getirebileceğini de vurguluyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Denktaş: En büyük cevabı halk sandıkta verecek
Denktaş: En büyük cevabı halk sandıkta verecek
Son dakika: Meclis'ten tarihi karara destek!
Son dakika: Meclis'ten tarihi karara destek!