KKTC'nin hak ve çıkarlarını gözeteceğiz

KKTC'nin hak ve çıkarlarını gözeteceğiz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'de istikrar ancak Türkiye'nin ve KKTC'nin hak ve  çıkarlarının gözetilmesiyle mümkündür." dedi.

11 Mayıs 2019 - 10:33

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Geleneksel Büyükelçiler  İftarı'nda konuştuRamazanın tüm dünyaya huzur, barış ve esenlik getirmesini dileyen  Erdoğan, bu yıl da ramazana maalesef buruk duygularla girildiğini söyledi.Geçen iki ayda dünyanın dört bir yanında meydana gelen terör  saldırılarıyla sarsıldıklarını ifade eden Erdoğan, yükselen hoşgörüsüzlük,  aşırıcılık, şiddet ve terörün dünyanın her köşesinde kendini hissettirdiğini  belirtti. Popülist ve aşırılık yanlısı akımların her yerde güç kazanmaya devam  ettiğine dikkati çeken Erdoğan, ırkçılık, ayrımcılık yabancı karşıtlığı ve İslam  düşmanlığı gibi habis ideolojilerin bireyleri ve toplumları birbirinden  uzaklaştırdığını bildirdi. Erdoğan, özellikle Yeni Zelanda ve Sri Lanka'da  yaşanan saldırıların terörün ve nefretin ulaştığı noktayı açıkça gözler önüne  serdiğini kaydetti.Türkiye'nin uzun yıllardır terörden büyük acılar çekmiş, terörle  mücadelede önemli birikim sağlamış bir ülke olduğuna işaret eden Erdoğan, Bunun  için terörle ve onun ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüz radikalleşmeyle  mücadelede dünyayı harekete geçirmek için yoğun çaba içindeyiz. diye konuştu.Son olarak Yeni Zelanda'daki terör saldırılarının ardından  Müslümanlara karşı nefret ve tahammülsüzlükle mücadele konusunda zirve dönem  başkanı olarak İslam İşbirliği Teşkilatı'nı dışişleri bakanları düzeyinde  topladıklarını anımsatan Erdoğan, toplantı sonunda açıklanan bildiriyle Birleşmiş  Milletler (BM) ile diğer uluslararası ve bölgesel örgütlere 15 Mart'ın  İslamofobi'ye karşı uluslararası dayanışma günü olarak kabul edilmesi çağrısında  bulunduklarını hatırlattı. Erdoğan, Bu çağrımızın hayata geçmesi için  ülkelerinizin desteğini bekliyoruz. dedi.Türkiye'nin BM Genel Kurulunu da toplantıya çağırdığını ve bu konudaki  kararın kabulüne öncülük ettiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Tüm çabalarımıza rağmen terör ve yükselen aşırı akımlara karşı  mücadeledeki çifte standartlı yaklaşımın devam ettiğini görüyoruz. PKK/YPG terör  örgütüne Avrupa'nın dört bir yanında müsamaha gösteriliyor, hatta her türlü  destek veriliyor. Diğer yandan FETÖ terör örgütünün elebaşı ve mensupları  Amerika'da bir malikanede rahatça hayatlarını sürdürebiliyor. Terör eylemleri  için terörizm, bunların failleri için de terörist ifadesini kullanmaktan dahi  imtina eden, kaçınan ülkeler biliyoruz. DEAŞ ile mücadelesinde ülkemize yeterince  destek vermeyenler, sığınmacılar konusunda da tüm yükü üzerimize yıkmışlardır.  Giderek yoğunlaşan ırkçı, ayrımcı, İslam karşıtı saldırılar karşısında tutarlı ve  güçlü tepki gösterilmemesi tehlikeyi daha da büyütüyor. Haksız muamele, önyargılı  yaklaşımlar, basmakalıp genellemeler, ayrımcılık, hoşgörüsüzlük ve nefret  söylemlerinin küresel düzeyde en büyük mağduru Müslümanlardır. İslam karşıtı  fikirlerin önünü kesmek için öncelikle bunların destekçilerinden hesap sorulması  şarttır. On binlerce TIR silah, araç gereç ücretsiz olarak verilmektedir Bugün Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütlerine on binlerce TIR silah,  araç gerecin ücretsiz verildiğini belirten Erdoğan, Şu anda biz onlarla mücadele  veriyoruz. Sığınaklar, barınaklar, tüneller vesaire bütün bunlar Suriye'nin  kuzeyinde yer altında açılmış durumda. Bunlarla mücadele veriyoruz. Bu tür  eylemler bireysel görülerek veya 'Bunlar terör örgütü değil, sıradan örgütler'  denilerek geçiştirilemez. Aksi takdirde yakın bir gelecekte dünyamız hiç kimsenin  güvende olmadığı, huzurlu yaşayamadığı bir yer haline dönüşmeye mahkumdur. diye  konuştu.Dünyanın farklı yerlerinde bölgesel ve insani krizlerin hem sayısının  hem de şiddetinin arttığını ifade eden Erdoğan, Yemen, Libya, Afganistan, Somali  ve Myanmar'da yaşanan acıların bir türlü dindirilemediğini söyledi.Yasa dışı göç, insan ticareti, sınır aşan suçlar gibi tehditlerin  büyümeye devam ettiğini aktaran Erdoğan, Türkiye'nin bu krizlerden doğrudan  etkilenen ülkelerden biri olduğunu kaydetti. Erdoğan, bunun için kriz  yönetiminin, dış politikada öncelikli bir yere sahip olduğunu bildirdi.Suriye'de ülke nüfusunun yarısını yerinden eden ve yaklaşık 1 milyon  insanın hayatına mal olan savaşın 8. yılını geride bıraktığını dile getiren  Erdoğan, şöyle devam etti: Uzun yıllar çözüm yolunda adım atılmayan Suriye krizini sona erdirmek  amacıyla hem Cenevre sürecine hem de Astana mekanizmasına katkıda bulunuyoruz.  Sadece bunlarla kalmayıp sahada inisiyatif de aldık. Bugüne kadar Fırat Kalkanı  ve Zeytin Dalı harekatlarımızla toplamda 4 bin kilometrekarelik bir alanı  teröristlerden temizleyerek bölge halkını zulümden kurtardık. Oluşturduğumuz  güvenli bölgelere 320 binden fazla Suriyeli kardeşimiz gönüllü olarak döndü.  İnşallah yakında Suriye'nin sınırlarımız boyunca uzanan diğer bölgelerini de  teröristlerden temizleyecek ve ülkemizde yaşayan 4 milyona yakın sığınmacının  huzur içinde evlerine dönebilmelerine imkan sağlayacağız. Bölgenin kanayan yarası Filistin sorununun nasıl daha da karmaşık hale  getirildiğini hep birlikte takip ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:  Son 2 yılda Kudüs ile ilgili uluslararası hukuka aykırı ve kutsal  değerleri hiçe sayan pek çok adım atıldı. Bunlar yetmediği gibi şimdi de mübarek  ramazan ayının hemen öncesinde Gazze'ye yönelik masum insanların hayatına  kasteden ayrım gözetmeyen saldırılar gerçekleştiriliyor. İsrail'in yönetimi,  Gazze'de işlediği cinayetlerin gündeme gelmemesi için bizim medya  kuruluşlarımızın da arasında bulunduğu basın yayın organlarını bombalamaktan  çekinmiyor. Basın özgürlüğü konusunda sözüm ona hassasiyet sahibi ülkeler ve  kuruluşlar ise bu saldırılar karşısında hiçbir tepki göstermedi, göstermiyor. Öte  yandan Filistin meselesinde iki devletli çözüm anlayışına zarar verecek tüm  girişimlere karşıyız. İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanlığımız  döneminde gerçekleştirdiğimiz 2 olağanüstü zirveyle bu konuda tüm dünyaya  mesajlarımızı verdik. Tüm ülkeleri Filistin ve Kudüs konusunda daha duyarlı  davranmaya ve etkin tavırlar ortaya koymaya davet ediyoruz. Ortadoğu ve Avrupa'nın müşterek uzantısı olan Doğu Akdeniz'de de huzur  ve güvenliğin tesisi için çalıştıklarını bildiren Erdoğan, Kıbrıs ve Doğu  Akdeniz'de istikrar ancak Türkiye'nin ve KKTC'nin hak ve çıkarlarının  gözetilmesiyle mümkündür. Bu bölgede yapılmaya çalışılan oldubittilere göz yummayacağımızı, ilgili tüm tarafların gördüğüne inanıyorum. Biz tüm sorunlarımız  gibi bu konuyu da karşılıklı görüşme, diyalog ve iş birliği yoluyla çözmek  istiyoruz. dedi.Ortak hedef olması gereken uluslarası iş birliği kültürünün yerini  giderek geleneksel jeopolitik güç mücadelelerine bıraktığını belirten Erdoğan,  birçok bölge ve ülkenin vekalet savaşları üzerinden farklı güç odaklarının karşı  karşıya gelişlerine sahne olduğunu söyledi.Ortak çıkarların gözetilmesi yerine tek taraflı dayatmaları öne  çıkartan politikaların revaç bulmasından endişe duyduklarını dile getiren  Erdoğan, Korumacı tedbirler, ticaret savaşları, kur savaşları, ekonomik  yaptırımlar ve yaygın şekilde kullanılan tehdit dili, devletler arasındaki  ilişkileri zehirliyor. Su, enerji ve gıda gibi doğal kaynaklar ile ulaştırma ve  haberleşme yollarının kontrolündeki rekabet giderek sertleşiyor. Artan yoksulluk,  yasa dışı göç ve iklim değişikliği gibi sorunlar mevcut durumu daha da karmaşık  hale sokuyor. Bu tür sorunların ağırlıklı olarak Müslüman coğrafyayı etkilemesi  ise başlı başına üzerinde durulması gereken bir konudur. diye konuştu.Sevgi, barış ve hoşgörüyü esas alan İslam dininin bugün çatışmalar ve  diğer sorunlarla anılmasını üzüntüyle karşıladıklarını aktaran Erdoğan, buna  karşılık Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası  kuruluşların insanlığı ilgilendiren sorunlara etkin çözüm sunamadıkları için  inandırıcılıklarını yitirdiklerini söyledi. Biz 'haklı olan güçlüdür' diyoruz Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kurumlar veya uluslararası  kurumsal yapıların acil ve kapsamlı reform ihtiyacının her geçen gün daha önemli  hale geldiğine işaret ederek, Türkiye olarak, insanlığın ortak sorunlarına adil  ve sürdürülebilir çözümler getirilmesi gerektiği anlayışımızı, 'Dünya 5'ten  büyüktür' diyerek her fırsatta ifade ettik, ifade ediyoruz. Maalesef bu çağrımıza  henüz yeteri kadar güçlü cevaplar alamadık. Çünkü birilerinin işlerine bunlar  gelmiyor. Yakaladıkları gücü, kuvveti ellerinden kaçırmak istemiyorlar. Zira biz  'haklı olan güçlüdür' diyoruz, 'güçlü olan haklıdır' demiyoruz, farkımız burada.  değerlendirmesini yaptı.Erdoğan, küreselleşmeyle dünyanın küçüldüğü söylenirken, toplumlar  arasındaki kutuplaşmanın sürekli arttığına dikkati çekerek, Tüm bu tespitler,  Türkiye olarak izlediğimiz girişimci ve insani dış politikamızın çıkış noktasını  oluşturuyor. Bu yaklaşımın ne kadar doğru ve isabetli olduğunu yaşanan her hadise  bize bir kez daha gösteriyor. Sahip olduğumuz potansiyeli tüm unsurlarıyla,  dostlarımızla birlikte kullanmak istiyoruz. diye konuştu. Böyle ortaklık olmaz Türkiye'nin insani yardımların milli gelire oranı açısından dünyada  ilk sıralarda yer aldığını ve dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke  konumunda olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: Müttefiklerimizle ilişkilerimizi, müttefikliğin ruhuna yakışır  şekilde ilerletmek istiyoruz. Biz NATO üyesiyiz. Öyleyse diğer NATO üyelerinin  bize yanlış yapmalarını bizim kabullenmemiz mümkün değil. Zira hem NATO üyesi  olacaksın, NATO'da stratejik ortak olacaksın, ondan sonra size yaptırım  konuşulacak. Bu anlaşılabilir bir şey değil. Böyle ortaklık olmaz. Güvenlik  politikamızın en önemli dayanağı olan NATO ittifakına 60 yıla aşkın süredir son  derece önemli katkılar sunuyoruz. Aidatsa bütün ödemelerini Amerika'dan sonra  ikinci, bilemedin üçüncü sırada yapan biziz ve bu konularda bayağı hassasız.  Bütün bunlarla beraber NATO'da nerede ülkemize, askerimize, ordumuza bir görev  verildiyse bunu dört dörtlük yerine getiren yine biziz. Avrupa Birliği üyeliği  bizim için başından beri stratejik bir dış politika hedefi oldu, olmayı da  sürdürmekte ama AB hala bize çalım atıyor. Bunlar tabii katlanılabilir bir şey  değil. Bu konuyu salonda bulunan bütün AB üyesi ülkelerin büyükelçilerine de  özellikle hatırlatmak istediğini dile getiren Erdoğan, dün yaptıkları Reform  Eylem Grubu Toplantısı'yla bu konudaki kararlılıklarını da bir kez daha ifade  ettiklerini söyledi.Uzak veya yakın demeden tüm ülkelerle ilişkiler gerçekleştirdiklerini  belirten Erdoğan, Afrika'ya, Latin Amerika'ya ve Asya'ya yönelik açılım  politikalarımızda tüm dünya ile ilişkilerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz.  'Düşmanı azaltma, dostu artırma' politikamızdır bu. Tarihi, kültürel ve gönül  bağlarımızın bulunduğu coğrafyaların hiçbirine kayıtsız değiliz. ifadelerini  kullandı.Türkiye'nin dünyada 242 dış temsilciliğe sahip bir ülke konumunda  olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bunları birbirinin alternatifi değil  tamamlayıcısı olarak gördüklerini anlattı. Türkiye, sözüne ve dostluğuna güvenilir bir ülkedir Erdoğan, karşılıklı anlayış, hoşgörü ve samimiyetin sorunların  çözümünün temel şartı olduğunu vurgulayarak, büyükelçilere şöyle seslendi: Bunun bireyler arasında olduğu kadar ülkeler arasında da mümkün  olduğuna yürekten inanıyorum. Bu gerçeği dış politika yaklaşımlarımızın temeline  koyduğumuz oranda, uluslararası alandaki sorunların çözümünde ilerleme  kaydedebiliriz. Siz kıymetli dostlarımızla işte bu anlayış zemininde buluşarak,  birlikte çalışmaya hazırız ve siz büyükelçilerimiz Türkiye'de misafir olarak  kalmıyorsunuz, sizler burada aslında kendi evlerinizde kalıyorsunuz ve buradaki  dayanışmamız çok ama çok çok önemli. Türkiye, sözüne ve dostluğuna güvenilir bir  ülkedir. Bizim tek istediğimiz dostumuz olduğunu söyleyenlerin dostluğunu,  müttefikimiz olduğunu ifade edenlerin müttefikliğini görmektir. En çok  üzüldüğümüz ve tahammül edemediğimiz husus, yüzümüze başka konuşulması,  arkamızdan başka iş çevrilmesidir. Bir kez daha altını çizerek belirtiyorum;  Türkiye, sizlerin her birinin dostudur, öyle olmak ve öyle muamele görmek  istemektedir. Biz bir merkez partiyiz Erdoğan, AK Parti olarak yurt dışındaki dost ve kardeş toplumlar  yanında partilerle de ilişkileri geliştirecek adımlar attıklarını belirterek,   Biz bir merkez partiyiz. Dolayısıyla ülkelerinizin merkez partileri olabilir.  Bunun dışında merkez parti olmamız şart değil, biz, merkez sağ veya merkez sol  eğer partimizin umdelerini, ilkelerini kabullenir, bizimle bu noktada ortak  çalışma içerisine girmek isteyenler olurlarsa onlarla da müşterek çalışmaları  rahatlıkla yaparız ve bütün politikalarımızı onlarla paylaşırız. dedi.Almanya Berlin'deki parti temsilcisi olan Meryem Göka'yı tanıtan  Erdoğan, hayırlı olsun dileklerini iletti.İngiltere Londra'da ise Abdurrahim Boynukalın'ı parti temsilcisi  olarak görevlendirdiklerini belirten Erdoğan, Böylece Londra temsilciliğimizi de  açmış bulunuyoruz. Şimdi temsilciliklerimizin sayısını artırarak, partiler  arasındaki diyaloğu geliştirmek durumundayız. diye konuştu.Erdoğan, ramazan ayının İslam alemi ve tüm insanlık için daha huzurlu  bir geleceğin müjdecisi olması temennisinde bulunarak, büyükelçilerin her birine  iftar sofrasını şereflendirdikleri için şahsı, partisi ve partililer adına ayrı  ayrı teşekkür etti. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Av Tüfeğiyle intihar etti
Av Tüfeğiyle intihar etti
Girne'de denize düşen bir kişi kurtarılamadı
Girne'de denize düşen bir kişi kurtarılamadı