15 Eylül Dünya Temizlik Günü ve Lapta bölgemiz
Doç. Dr. İsmet Esenyel

Doç. Dr. İsmet Esenyel

15 Eylül Dünya Temizlik Günü ve Lapta bölgemiz

17 Eylül 2018 - 13:11

Yazımın bu haftaki başlığı ne olacak diye düşünürken katıldığım etkinlik beni doğrudan yazımın başlığına yöneltti. Bundan daha isabetli bir yazıyı kaleme alamazdım diye düşünerek 15 Eylül Dünya Temizlik Günü etkinliklerini sayfamıza taşıdım. Aslında, sevgili Lapta Belediye Başkanım Mustafa Aktuğ, Turizm ve Çevre Bakanlığı’nda beni ziyarete geldiğinde bazı bölgelerle ilgili sorunları masaya yatırırken, bölgenin ne kadar turizm hareketliliği içerisinde olduğu 90’lı yılların en başında Lapethos Otel’de ben resepsiyonist, o da havuz barda çalıştığımız günlerimizden bahsetmemek olmazdı açıkçası.

O günleri yad ederken, eski turizm canlılığını bölgeye nasıl taşıyabiliriz sorusunu da kendimize sormadan edemedik. Birçok projemizi hayata geçirmek için sözleştik, bunların en başında geleni ise bölgeye turizm sezonu girerken Uluslararası Gastronomi Festivali yapmaya karar verdik. En kısa zamanda açacağımız oteller bölgesine ve bölgede yaşayan yabancılara yön verecek bir turizm enformasyon ofisi bu hareketliliğimizin baş aktörü olacak diye ümit ediyorum. Gelelim 15 Eylül gününe.

15 Eylül günü tüm dünyada kutlanan özel bir gün.

Dünyada World Cleanup day “one day one planet one goal” yani “bir (tek) gün, bir gezegen, bir amaç” sloganı ile tüm dünya genelinde 156 ülkede dünyayı temizlemek amacı ile kutlanan bir gündür. Dünya insanlık tarihinin en büyük halk hareketi olarak da bilinmektedir. Dünya üzerinde yaşayan halkların bir araya gelerek gönüllülerin, çevrecilerin ve ayrıca sivil toplum örgütleri ile devlet kurumlarının, yerel idarelerin tek bir amaç doğrultusunda çalıştıkları çok kutsal bir görevdir 15 Eylül. Peki nasıl başlamış bu etkinlik?

On yıl önce Estonya’daki nüfusun yaklaşık yüzde beşinin bir araya gelerek ülkeye yayılan yasa dışı kirletme faaliyetlerine bir son vermek maksadı ile “bir ülke, bir gün” sloganı ile diğer civar ülkelerden tüm dünyaya yayılan bir hareket olarak tarihin sayfalarındaki yerini almaya başladı. Bu hareket “hadi yapalım/lets do it” sloganını yayarak bugünlere kadar geldi ve daha önce de söylediğim gibi son derece etkin bir global hareket olarak kutlanmaya başlandı.

Lapta bölgesindeki heyecan görülmeye değerdi

Turizm ve Çevre Bakanımız Sn. Fikri Ataoğlu ile birlikte St. Hilarion Kalesi’nde, Turizm ve Çevre Dairesi ayrıca Eski Eserler Dairelerimizce düzenlenen haftalık temizlik günlerimizde benim hayret ile karşılaştığım anlar da yaşanmıştı. Özellikle kalenin girişindeki park alanının alt kısımları turistlerin ve gelen ziyaretçilerin pet şielerini, cam meşrubat ve teneke içki şişelerini attıkları alan olarak karşımıza çıkmıştı. Tabii ki cips, poşet ve diğer yiyecek gofret, bisküvi poşetlerini de unutmamak lazım. Çok üzülmüş ve bizzat orada temizlik yapan Çevre Koruma Dairesi’nden gelen arkadaşarımızla temizlik yaparken topladığım İtalyanca, Fransızca, Rumca yazılı pet su şişelerini çöp poşetlerine attım. Hadi biz çöplerimizi bilinçsizce etrafa atıyorduk da ülkemize turist olarak gelen yabancılar da aynı alışkanlığı geliştirmişti. İşte buna şaşırmıştım. Ülkemizin duyarsızlığını gören turistler de aynı duyarsızlığı gösteriyor muydu acaba sorusunun cevabının tam da öyle olmadığını Lapta oteller bölgesindeki etkinlikte anladım.

Etkinlikte kimler vardı?

Yazımın başında da belirttiğim üzere, Lapta Belediye Başkanımız Sn. Mustafa Aktuğ ile Turizm ve Çevre Bakanımız Sn. Fikri Ataoğlu’nu kendisi benzer bir etkinlikte Dörtyol’da olacağı için benim temsiliyetimin yanında, KITOB Başkanı Fethi Özboğaç, JCI (Kuzey Kıbrıs Genç Müteşebbisler Derneği ) Kuzey Kıbrıs Başkanı Dilek Kurnaz ve ekipleri, Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser ile diğer belediyeler ona yakın birlikler, oteller, bölge halkı, bölgede yaşayan İngiliz, Rus yerleşikler ve otellerde konaklayan bazı turistler de katılım gösterdi.

Evet bazı turistler bizlerle eldiven giymiş ve bizzat bölgenin temizliğine ve bu uluslararası etkinliğe katkı koymak için fiilen bizimle idi. Dikkatimi çeken bir başka önemli unsur ise, çocuklarımızın bu etkinlikte çok heyecanlı oluşları da gözden kaçmıyordu. Onlar gelecek nesillerine bizlerden nasıl daha güzel bir Kıbrıs bırakabilirim sorusunun cevabına şüphesiz daha fazla önem ve hassasiyet gösteriyorlar. Lapta Huzurevi kavşağından oteller bölgesi ve Lapta yürüyüş yolu sahil şeridini de içerisine alan üç, dört kilometrelik alan yaklaşık 150 kişilk dev bir ordu tarafından temizlendi. Neler toplamadık ki! Pet şişeler, içki şişeleri, meşrubat atıkları, sigara paketleri, izmaritler, naylon poşetler, çocuk bezleri, karpuz kabukları, vs. Yolların kenarlarında biriken bu kirlilik belli ki arabalardan dışarıya atılıyor ve çok çirkin bir çevrenin oluşmasına vesile oluyor. Bazı televizyon kanallarına da verdiğim röportajlarda da söylediğim gibi, yeşil ile mavinin bu kadar güzel buluştuğu Kıbrıs adasının müstesna Lapta bölgesi inanın çok daha fazlasını hak ediyor.

Bizler Kuzey Kıbrıs turizm hareketinin ve güneşinin Celebrity Otel ile doğduğu bu bölgeye sahip çıkmalıyız. Öğrendiğim kadarı ile tekrardan Celebrity Otel yıllardır kapalı kaldıktan sonra aynı Chateau Lambousa Otel gibi kapılarını sessiz sedasız turizm sektörümüze açmış. Gidip gördüm ve burasının GAÜ Turizm Uygulama Okulu olacağını da oradaki müdür arkadaşımız Halil Bardak Bey’den öğrendim. Orada aktif olacak otellerin yanında, yeni açılacak tesisler bölgedeki turizm değerine daha fazla katma değer sağlayacak. Bizler elimizden geldiğince bu doğan güneşlerin parlamasına yardımcı olmalıyız.

Bölge halkı ve turizm potansiyeli bunu fazlası ile hak ediyor. Bölgede yaşayanların etkinlik sonunda Kıbrısımızın vazgeçilmezleri hellimli, zeytinli bittaları, gullirikyaları ve herseleri tadılmaya değerdi. Herkes çok anlamlı bir güne imza attı. Bu arada bizler yol güzergahlarını temzilemeye çalışırken, denizin dibine dalan dört-beş kişilik ekiple de karşılaştık. Dalgıç bir kadın arkadaşımız denizin dibinin de kirli olduğunu ve sahile gelen kişilerin çöp kovaları yerine yine pet şişe ve içki şişelerini denize attıklarını söyledi. Bizler sanıyoruz ki, denize atınca gözükmüyor ama güzelim denizimizin kirlendiğinin de farkında olmayan vatandaşlarımız var. Biraz daha hassas olunmalı.

Tekrardan emeği geçen herkese teşekkür ederim. Böylesine farkındalık günleri ve çevre konularına daha fazla hassasiyet gösterilmesi hepimizin önemli bir vatan borcudur. Bunlar vatan aşkı ile gerçekleşen, gönüllülük esasına dayanan hareketlerdir. Bu organizasyonlar oldukça, toplumun tüm kesimleri mutlaka katkı koymalıdır. Turizm dolu günler bizim olsun…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar