Kuzey Kıbrıs turizm ürününün büyümesi yalnız ekonomik...
Doç. Dr. İsmet Esenyel

Doç. Dr. İsmet Esenyel

Kuzey Kıbrıs turizm ürününün büyümesi yalnız ekonomik açıdan değil siyaseten de gerekli

20 Şubat 2019 - 03:52

Sürekli ülke turizmimiz başka ada ekonomileri ve onların turizm hacimleriyle kıyaslanıyor. Bazen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşadığımız göz ardı ediliyor. Sektörde aktif olarak çalıştığım yıllarda, bu sektör için taş taş üstüne koyanların heykelini dikmek lazım derdim.

   Ülkemize ne zorluklar çekilerek turist getirildiğini, bu insanların gerçekten ne gibi anlaşmalar yaptığını, ne tür riskler altına girip potansiyel pazarlardan turit getirme çabası içerisinde olunduğunu he birinci noktada görme fırsatını yakaladım. Son üç yıldır kulvar değişti, özel sektörü nasıl destekleriz pozisyonunda, kamuyu turizm anlamında yöneten kişiler olarak daha fazla sorumluluklarımız arttı.
   Ülkenin kendi nev-i şahsına münhasır siyasi ve ekonomik şartları bizleri turizm sektörünü, eğitim dünyası ile bu ülkenin üst sınıfa geçebilmesi açısından zorluyor. Bu arada çok mutlu olduğum bir şey var; son aylarda turizm dünyasına tüm devlet mekanizmaları sahip çıkmaya başladı. Tüm siyasi partiler, Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız ülkeninin ekonomik gelişiminden bahsederken ilk sıraya turizm verilerini ortaya koyuyorlar. Bunlar güzel gelişmeler. Bu ne demek? Kuzey Kıbrıs turizm siyaseti bir hükumet politikası olmak yerine devlet politikası olma yönünde emin adımlar ile yürüyor.
   Seyahat acentelerine yurt dışından uçak ve kruvaziyer gemisi ile getirdikleri turistler için desteklenmesi uygulamasına son verildi.
   Evet yukarıdaki başlığı bir Türkiye gazetesinde okudum. Ülke yaklaşık 45 milyon turisti 2018 yılında ağırlarken gelir olarak da 29 milyar USD gelir elde etti. Burada ortalama geceleme sayıları benim en fazla önemsediğim olay. Bu gelir, böylesine turist sayısının zirve yaptığı bir yıl göz önüne bulundurulduğunda A sınıf destinasyonlar içerisinde çok gerilerde kalıyor. Bu A desitnasyonlar ne kadar kazanıyor? Avrupa Birliği çanağındakiler ortalama bin Euro (1000 Euro). Bu da ne kadar yapar Türkiye örneğinde? 45 milyar Euro. Aradaki fark, gerçekleşen rakam ile ne kadar? 15-16 milyar Euro.. Olayın gelişimini biraz açalım…
  2015 yılından beri uygulanan, seyahat acenteleri ve tur operatörlerine uçak ve kruvaziyer gemisi ile getirdikleri turist için yapılan katkı artık yapılmayacak, kruvaziyer için ise uygulama devam edecek. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, “Kriz ortamında getirilen uygulamanın, gelen ziyaretçi sayısındaki artış üzerine artık gerekmediği gerekçesiyle daha önce yapılan katkının bu yıl yapılmayacağını” söyledi.

   Turizmin önde gelen medya gurpları uygulama süresince kaç acenteyle ne kadar destek sağlandığını araştırdı. Şimdi bu araştırmalardan bazı örnekler verelim. “Uygulamanın ilk yılı 2015’te 18 seyahat acentesine getirdikleri 914 bin turist karşılığında 84 milyon TL destek sağlandı. Bu rakam 2016’da 89 acenteye getirdikleri 5.2 milyon turist karşılığında 561 milyon TL olarak gerçekleşti. Seyahat acentelerine bu kapsamda sağlanan destek 2017’de zirve yaptı. Bakanlık 2017yılında 101 seyahat acentesine getirdikleri 9.6 milyon turist karşılığında 1.4 milyar TL destek sağladı. Bakanlık uygulamanın başladığı 2015 ile 2018 yılları arasında seyahat acentelerine uçak ve kruvaziyer gemileri ile getirdikleri toplam 17.4 milyon turist karşılığında 2.3 milyar TL destek sağladı.
   Son verilen uygulama ile denizden kruvaziyer gemisi ile getirilen turist için kişi başına, havayolu ile getirilen turistler için de uçak başına teşvik veriliyordu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, bakanlığının 2019 yılı bütçe görüşmeleri sırasında seyahat acentelerine uçuş ve kruvaziyer desteği kapsamında 2019 yılı bütçesinde 943 milyon lira ödenek ayrıldığını söylemişti.

Geçmiş yıllardan gelen hak edişler

   Bu arada düzenleme gereği bakanlığın seyahat acentelerinin ilgili düzenleme kapsamında 2018 yılı Ocak-Haziran dönemi için 587 milyon TL hakedişleri bulunuyor. Bunun için 2019 bütçesine ödenek kondu
  Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2019 yılı bütçesinde konuyla ilgili bütçe ayrılması ile ilgili yapılan açıklamada bunun önceki yıllardan kalan hak edişleri ödemesi ile ilgili olduğu belirtildi. Bakan Ersoy bakanlığın 2019 yılı bütçesinin görüşüldüğü komisyonda konuyla ilgili olarak şunları söylemişti :
  “…rekabet gücümüzü korumak amacıyla seyahat acentelerine uçuş ve kruvaziyer desteği uygulaması kapsamında 2019 yılı bütçemizde 943 milyon lira ödenek kondu.”

   Türkiye'ye turist getiren (A) grubu seyahat acentelerine 2016 yılında verilen destek, tüm ülkeleri kapsayacak şekilde genişletildi. Destek, 1 Haziran-31 Aralık 2016 tarihleri arasında 200 ve daha fazla koltuk sayısına sahip uçaklarla yapılan tarifesiz uçuşlarda en az 150 yolcu getirilmesi halinde 7 bin 800 dolar olarak uygulandı. Uygulama ile ilgili yapılan değişiklikler ile destek alınacak havaalanları sayıları artırıldı bu arada uçakların yanında kruvaziyer gemisi ile turist getirenler de kapsama alındı. Bu kapsamdar 750 ve üstü yolcu kapasiteli kruvaziyer gemisiyle turist getiren seyahat acentelerine turist başına 30 dolar destek sağlandı. Bu uygulama devam ediyor.

Konuyla ilgili düzenleme

   “2019 yılında yürürlükten kalkan düzenleme şöyle bir süreç izledi: Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 11/1/2016 tarihli ve 2016/8508 sayılı “Ülkemize Turist Getiren ( A ) grubu seyahat acentelerine Destek Sağlanması Hakkında Karar”a dayanılarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 05.04.2016 tarihli 29675 sayılı Resmi Gazete’de “Ülkemize Turist Getiren (A) grubu seyahat acentelerine destek sağlanması hakkında kararın uygulama usul ve esaslarına dair tebliğ” yayınlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğde yer alan düzenlemeler şöyle:
   Tebliğ kapsamındaki destekten en az 100 yolcusu bulunan uçaklar ile
   a) Antalya Gazipaşa-Alanya, Antalya, Muğla Dalaman, Muğla Milas-Bodrum havalimanlarına tarifeli ve tarifesiz (charter),
   b) İzmir Adnan Menderes ve Kütahya Zafer Havalimanlarına tarifesiz (charter),
   c) İran’dan (a) ve (b) bentlerinde belirtilen havalimanlarına ulaşmak üzere Türkiye’deki diğer havalimanları üzerinden gerçekleştirilen kapalı grup, uçak seferi ile ülkemize tek başına veya birlikte turist getiren seyahat acenteleri uçak başına 6 bin dolar yakıt desteği alabilecek.” Anavatan Türkiye’mizdeki tablo son üç yılda bu şekilde gelişti.
   Rakamlar üzerinde herhangi bir hata yapmamak için turizmgazetesinde çıkan yazıyı buraya ekledim. Sonuçlardan bizim turizmcilerimiz ve siyasi otorite de bir şekilde kendi üzerine düşeni almalı ve o yönde tedbirlerini almalı. Dikkat ederseniz yazımın başlığı bu gelişmelerin yalnız ekonomik olmadığını, siyasi anlamda da çok önemli ilişkilerin yürütülmesi gerekliliği üzerinde durulmalı. Türkiye AB ülkelerinin lokomotifi olan İspanya, Yunan Adaları ve Fransa’nın turizm açısından kan kaybetmesinden sonra Türkiye’ nin en önemli pazarları olan başta Rusya, Almanya ve Hollanda ile yaşanan siyasi olumsuzluklardan en fazla kazanacağına; en fazla kaybeden destinasyon oldu. Geliştirilen siyasi iklim, tekrardan bu destinasyonların turistlerinin Türkiye’ye kaymasının baş vesilesi oldu. İyileştirrme yönünde atılan teşviksel açılımlar ile birlikte, daha fazla geliştirilen siyasi ilişkiler; turizm sektörü açısından 2018 yılını Türkiye’ de zirveye taşıdı.
   Gelmek istediğim nokta özetle; Kuzey Kıbrıs, hem ekonomoik, hem siyasi anlamda ayakları üzerinde durmakta zorlanan bir ülke. Türkiye ile milli seferberlik ilan edilerek; Türkiye’ den Yunan Adalarına giden turistlerin Kuzey Kıbrıs’a, adanın sadece eğlence sektörü ile anılmamasına, adanın özellikle Anadolu’dan kültür turları ile bağlanmasına, tarihine, doğasına sahip çıkılıp Osmanlı’dan kalan tek Türk adası olduğu bilincini yerleştirmek gerekli. İkinci en büyük pazar olan AB ülkeleri ve orada işbirliği yapılan operatörler, özellikle yeni destinasyonlarda charter uçuşları desteklenmeli, teşvik edilmeli, bu ülkenin siyasi çıkmazlarına bir de ekonomik daralmalar yaşatılmamalı.

   Yeni alternatif turizm modellerini destekleyecek bölgeler hızla belirlenmeli ve alternatif turizm modellerinin yatırımcılarını bu güzel adaya çekmeli. Herkesin kendi menfaatini düşünmeden, ada turizminin gelişmesi için bir ülkü için çalışmalı. O da turizm sektrünün tüm ülkeye yayılma ülküsü ve bilinci.
  Turizm dolu günler bizim olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar