Tango Siempre ve Turizm Sektörüne açılan alternatif kapılar
Doç. Dr. İsmet Esenyel

Doç. Dr. İsmet Esenyel

Tango Siempre ve Turizm Sektörüne açılan alternatif kapılar

03 Temmuz 2018 - 13:05

Ülkemizde yıllardır geleneksel hale gelen bir kamp var. Bu kampın veya festivalin ismi Tango Siempre yaz kampları.

Hiç unutmam 2014 yılının Haziran ayında ilk tango kamplarını, Girne Amerikan Üniversitesinin bünyesine o ay kattığımız Le Chateau Lambousa otelde başlatmıştık.

Raşit ve Ayşegül çiftine eşlik eden Serhat ve Yasemin Müderris çiftinde çok güzel bir heyecan vardı o dönemler. Otelin renovasyon döneminde bazı salonların özel parke ile döşenerek hazır hale getirilmesi bu iki çiftimizi çok mutlu etmişti.

Bizlerin ekip olarak otelin renovasyon ve restorasyon döneminde sürekli kapımızı çaldılar ve Tango Siempre adını verdikleri derneklerinde bu tango akşamlarını Kıbrıs gecelerine katmak istediklerini ifade etmişlerdi.

Otel kapılarını tekrardan turizm sektörüne 14 Haziran 2014 de açtıktan sadece iki hafta sonra şimdi beşincisi düzenlenen bu güzel etkinliğin ilk tohumları atılıyordu.

Bu çiftlerimiz bana yirmi oda rezervasyon yaptırdıklarını söylediklerinde onlara motive edici bir ifade ile “gün gelecek bu otelin tüm odalarını ve bungalowlarını kapatacaksınız, ben başarıyı o zaman yakaladığınıza inanacağım ve bunu yapacaksınız “dedim.

Söylediğim beş yıl sonra gerçek oldu ve oteli bu güzel kamp dönemi için kapattıklarını şimdiki otelin genel müdürü Halil Bardak`tan öğrendim. Arkadaşlarımıza da “işte şimdi hedefe ulaştık, sırada Celebrity Otel renovasyonu var , o da bitince orası da dolacak ve hatta  civardaki diğer Lapta oteller bölgesi otelleri de dolacak dedim”.

Aslında kendimden bu kadar emin konuşmamın sebebi geçmiş yıllarda Malpas Otelde gerçekleştirdiğimiz Salsa kamp günlerinin yine 25 oda civarı ile başladığını en son ise yüz odalara çıktığını da hatırladığımdan dolayıdır. Bu işin tecrübesine varmıştık çünkü…

İnsanın böylesine güzel faaliyetler içerisinde olması , hayatını sanata adaması ne kadar güzel bir felsefe.

Yakın çevremdeki arkadaşlarım bilir hep söylerim “ İnsanlarla uğramaktansa, bilim ve sanat ile uğraşmayı felsefe edinirim” . Bu benim hayat görüşümdür.

Dünyada Turizm sektörünün olduğu önemli destinasyonlarda turizm sektörünün artık deniz, kum, güneş üçgeninden ibaret olmadığını ve böylesine etkinlikler ile de o destinasyonun turizm atraksiyon merkezi haline dönüştüğüne artık yakinen bilmekteyiz.

Örneğin, İngiltere Londra`da Paris`de yapılan Resim ,sanat galerileri, yine dans ve bale gösterileri, Müzikholler,  Amerika New Orleans`da Jazz Festivalleri, Ibiza`da Dj konserleri, Macaristan`da Çigan Müziği festivalleri, ve daha niceleri. …

Süreli etkinlikler çerçevesinde düzenlenen bu etkinliklere dünyanın her yerinden insanlar akın akın gelmekte ve o bölgenin turizm sektörüne de katkılar koymaktadırlar.

Tango tarihi ve Arjantin`den Avrupa`ya yolculuğu

“Tango sözcüğünün dilbilimde kesin bir kökeni yoktur. “TANGO” adının, Afrika tamtamlarının çıkardığı "tan-go" seslerinden ya da Latince`de dokunmak anlamına gelen "tangere" fiilinden türediği sanılmaktadır.

Tango kelimesi aynı zamanda Latin Amerika`da çok geniş bir siyahi topluluk tarafından kullanılmaya başlandı.

1800'lü yıllarda işçi sınıfından birçok kişi, büyük umutlarla Fransa’dan, İtalya’dan, Macaristan’dan, İspanya’dan ve Portekiz’den; Güney Amerika'ya göç etmiştir. Yabancı oldukları bir kıtada yaşanan, başta ekonomik ve sosyal sıkıntılar, .beraberinde hayal kırıklıkları da getirmiştir.

Bu hayal kırıklıkları, geleceğe ait büyük umutlar ve geçmişten getirilen kültürle, harmanlanarak Tango müziğini oluşturmaya başlamıştır.

Tango, Buenos Aires ’de, o dönem alt sınıf olarak adlandırılan, fakir ve en temel sosyal haklardan bile yararlanamayan, bu insanlar tarafından yaratılmıştır.

Böylece belirgin bir şekilde 1865 ile 1880 arası ortaya çıkan Tango müziği, içerisinde hırçınlık, asilik, küstahlık gibi bazı duygular ile kalp kırıklıkları ve paramparça olan hayaller neticesinde melonkoliyi taşır.

Eşlerini, çocuklarını, yani ailelerini geçmişte bırakarak tek başlarına bu yabancı topraklara gelen göçmenler, doğal olarak erkek nüfusunun arttırmasına ve cinsiyetler arası büyük bir sayı farkı oluşmasına neden olmuştur.

Boenos Aires’de ki kadın nüfusunun bu azlığı, beraberinde fahişeliği gelişen bir endüstri haline getirmiştir. Böylelikle genelevler artarak kısa sürede işçi sınıfının eğlence mekanları halini almıştır.

Bu mekanlarda da kadın sayısının az olması kapılarda uzun kuyruklar oluşmasına neden olurken, sırada bekleyen erkekleri eğlendirmek için küçük Tango müzik grupları çalıştırılmaya başlanmıştır.

Genelev mekanları fakir kesimin yanı sıra orta ve daha üst kesimin de uğrak yeri olmuş her iki kültür burada birbirlerini tanımıştır.

Böylelikle alt kesimin sokakta yarattığı Tango üst kesim tarafından bu mekanlarda tanıtılmıştır.

Tangonun müziksel kökeninde; İspanyol dans figürleriyle şekillenen ve Küba müziği ile harmanlanan “HABANERA”, dönemin Arjantin’li zencilerine ait “MILONGA” ve yine İspanyol asıllı “TANGO ANDALUZ” vardır.

Tango, alt kesime ait olması ve genelevlerde yayılması sebebiyle uzun süre ahlaka aykırı bulunmuştur.

Bu dönemde kadınlar için dövüşen ve yine onlarla iyi dans edebilmek için birbirleriyle dans pratiği yapan erkekler vardır.

“Compadre” veya “Compadrito”adı verilen bu kabadayı tipilemelerinin eğlence anlayışı “şarap” ile “cana" (bir tür şeker kamışı rakısı) içip, şarkı söylemek ve dans etmektir.

Arjantin Tangosunun müziği 2/4’lük, 3/4’lük veya 4/4’lük ölçülerde olup, sert hatlıdır ve ritimleri belirgindir. Arjantin Tango, Avrupa’ya 20.yüzyılın başlarında, gemilerle Fransa’ya, gelen Arjantin’li tangocular tarafından taşınmıştır.

Öncelikle yine alt kesimlerce sevilip yayılan Tango zamanla üst kesimlerde de beğenilmeye başlar. Ancak Arjantin’deki stil ile Avrupa’da yapılması hoş karşılanmamış ve modernleştirme adı altında sadeleştirilmiştir.

Böylelikle “Avrupa Tango”’su ortaya çıkmış, kısa sürede diğer Avrupa ülkelerine de yayılmıştır.” Vikipedia.

Bugün dünyanın dört bir yanından Tango`cular ülkemize geliyor.

Yaptığın işe kendini adamak ve bundan da mutluluk duymak ne kadar önemli ve güzel bir duygu. Bizler de

Turizm Sektörüne koyduğu katkılara duyduğumuz inanç ve değerler anlamında bu güzel etkinliğe Turizm ve Çevre Bakanımız Sn Fikri Ataoğlu, Özel Kalem Müdürümüz Türker Bey ve Eşlerimiz ile katıldık.

Tango dansını öğrenmek, icra etmek için üç gün süren bu kamplara yurt dışından ( Amerika, Arjantin, Venezüella, Rusya, Slovenya, Macaristan, Güney Kıbrıs, Türkiye, Almanya, Avusturya, İngiltere`den ve tabii ki Ülkemiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ) yaklaşık yüz elli kişi katılmış.

Bizim Kuzey`den gelenler ile bu rakam üç yüzü aşıyor. Hepsi de Tango sevdalısı insanlar.

Le Chateau Lambousa otelin mistik ve tarih kokan atmosferine eşlik eden gökteki dolunayın oluşturduğu mükemmel ortam gerçekten de görülmeye değerdi.

Basınımız Türkiye`den konser vermek üzere bir sanatçı geldiği zaman gösterdiği ilgiyi böylesine kıymetli bir organizasyonun gerçekleştiğinde maalesef tam olarak göstermiyor.

Bizler bazı şeylerin değişmesi için bu güzel ülkede ön ayak olmalıyız. Katkılarımız artarak devam etmeli çünkü bu insanlar ülke tanıtımımızı da ayrıca yurt dışına da taşıyorlar.

Keşke böylesine sanatsal faaliyetler daha fazla ülkemizde gerçekleşse. Gelen kişiler muhteşem dansları ile gelenleri mest ediyor.

Öyle sıradan insanlar da değil gelenler, Avrupa`nın önde gelen tangocuları, Dünya genelinde derece yapmış kişiler de o pistlerde dans ediyor.

Örneğin İtalyan bir çift, dünya ikincisi oldukları performanslarını yine oradaki misafirlere gösterdiler.

Harika bir akşamdı yaşanan. Bir diğer taraftan da her yıl çok önemli bir Tango orkestrası ve Solo şarkıcı da Arjantin`den de ayrıca geliyor.

Performanslar canlı orkestra eşliğinde gerçekleştiriliyor.  Emeği geçenlere özellikle bu işe başını koyan arkadaşlarıma, Almanya`dan gelen Özgür Hoca`ya ve dansları ile kendisini bizlere hayran bırakan Rus Helena `ya sonsuz teşekkürler.

Bir parantez de Sevim Edal Hanımefendiye ayırmak istiyorum. Otelin ilk açılışı ile yaptığı resimler ve tablolar; oteli ziyaret eden kişilere muhteşem bir görsel zenginlik sunuyor.

Bu kadar güzel Tango akşamlarının yaşandığı otele Tango`ya dair bir tablo yapması da artık kaçınılmaz oldu.

Yola devam, durmadan devam…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar