Kanayan Yaramız Doğu Türkistan
Mehmet Salkım

Mehmet Salkım

Kanayan Yaramız Doğu Türkistan

02 Ocak 2019 - 08:57

Yıllardır Çin zulmü altında olan Doğu Türkistan, zengin yeraltı kaynakları ve stratejik konumu nedeniyle Çin’in siyasi ve ekonomik olarak kendi nüfuzu altına almaya çalıştığı bir bölge.

Doğu Türkistan, Türk Dünyası’nın kanayan yarası hâlinde. Ne yazık ki… Çin’in işgali altında bulunan kadim Türk topraklarında yaşayan Türkler, büyük bir zulüm, baskı, işkence, asimilasyon altında… Doğu Türkistan’da yaşayan Türklerin millî ve dinî kimlikleri hedef alınıyor.

PEKİ ÇİN, DOĞU TÜRKİSTAN’A BİR GÜN DE Mİ DÜŞMAN OLDU?

HAYIR…

Doğu Türkistan 1750 yılından beri kısa süreli bağımsızlık dönemleri dışında Çin’in işgali altında. Özellikle 1949 Yılında ki Çin Devrimi’nden itibaren Doğu Türkistan sitemli bir biçimde Çinlileştirmeye çalışılıyor. Devrim yaşanmadan önce bölgede yaşayan Türklerin oranı %95, Çinli oranı sadece %5’ti. Devrimden sonra zorla göç ettirme politikası sonucu bölge halkının %50’si Türk, %50’si Çinlidir.

1949 yılından beri Çin ordusu tarafından öldürülmüş ya da devrim sonrası gelen rejimin politikaları nedeniyle hayatını kaybeden Doğu Türkistanlı sayısı 35 milyon gibi akıl almaz bir rakama ulaşmıştır.

Günden gün İnsan onuruna yakışmayan uygulamalar artmış ve Doğu Türkistanlılar düşünce, ifade ve din hürriyeti alanlarında da tamamıyla kuşatılmış durumdalar. Barışçı örgüt kurma hakkı, toplanma hakkı, siyasi haklar, kanun önünde eşitlik hakkı, azınlık hakları, eğitim hakkı, çalışma hakkı, mülkiyet hakkı ve serbest seçimlere katılma hakkı ile adalet, göç ve iltica gibi haklar Doğu Türkistanlılar için söz konusu değildir.

Türk kamuoyunda fazla gündeme gelmemesi içler açısıdır. Ticari ilişkilerimiz, Çin’in BM beş daimi üyesi olması gerekçe gösterenler olabilir… Çin’in diğer Türk-i Cumhuriyetleri’nin de komşusu olması bile sessiz kalmalarına sebep diye gösterenler olabilir… Ama bu zulümlere sessiz kalmak insanlığa aykırıdır.

Hani diyor ya Hz. Ali;

“Siz bir zulmü engelleyemiyorsanız,
En azından onu herkese duyurun.”

İşte tüm meselde budur.

Uygulamalara ve yaşananlara tepki gösteren birkaç sivil toplum kuruluşu var ancak sesleri çok cılız kalmakta. Geçtiğimiz günlerde Malezya’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı yaşananları gündemine aldı. Bana kalırsa bu meseleyi çözebilecek tek örgüt İslam İşbirliği Teşkilatı’dır. Fakat İslam Dünya’sıyla Çin’in yıllık ticaret hacmi 350 milyar dolar. Yine ekonomik kaygılar ön planda olursa Çin zulmüne devam edecektir…

YORUMLAR

  • 2 Yorum

Son Yazılar