Taha Can Gürlek

Taha Can Gürlek

23 Nisan!

24 Nisan 2019 - 07:51

Günün anlam ve önemini tam anlayabilmemiz için tarihte biraz geriye gitmemizde fayda olacaktır.

Ve,

« Ankara milletvekili Mustafa Kemal Paşa’yı kürsüye davet ediyorum. »

« Geçirdiğimiz şu ölüm ve kalım günlerinde,  milletçe her tarafta arzu ve coşku ile elde edilmeye azmedilen milli bağımsızlığımız uğrunda tüm varlığımla çalışacağıma güvenmenizi isterim. Bu kutsal amaç uğrunda milletimle birlikte sonuna kadar çalışacağıma da mukaddesatım adına söz veririm. »

Mustafa Kemal meclis kürsüsünden milletvekillerine seslenirken verdiği bu söz öncesi, Birinci Cihan Harbi yeni bitmiş, ülke harap bir hal almış, Türk bayrağının altı can ve mal emniyeti bakımından en güvenilmez, tekinsiz, tehlikeli yer olmuştu. Herkes Fransız, İngiliz, İtalyan, Yunan ve en güvenlisi olan Amerikan bayrağının altında kendine bir yer açmaya çalışıyor, memleketin parsel parsel pay edilmesine göz yumuluyordu. Hal böyleyken Allah nasip etti, vatan perver müminlerin dualarını kabul etti ve gayretlerini mükâfatlandırarak onlara bir devlet kurma kudreti bahşetti. Bütün bu gayretlerin sonunda Türk bayrağının altı en belalı yer olmaktan çıktı, en güvenilir yer oldu. Türk ulusunun yüreğine derin yaralar açan karanlık günlerin, Ankara’da açılan Büyük Millet Meclisi ile umuda dönüştüğü ve son bulduğu gündür 23 Nisan.

Bu nedenle, bu kutlu günün anlam ve önemini gelecek kuşaklara aktarmanın önemini tam anlamıyla kavramalı ve çocuk bayramı olmasının yanlış olduğu söylemlerinde bulunan Sayın Doğu Perinçek gibi insanlara kulak asılmaması gerektiğin inanıyorum.

Sayın Perinçek, inanın sizi anlamakta bazen zorluk çekiyorum. Siz koca hukuk doktorusunuz, yıllardır bu siyasetin içerisindesiniz, memleketin geldiği noktayı görüyorsunuz ve bu toplumu birleştireceğiniz yerde kutuplaştırıyorsunuz. Şu zamanda konuşulacak konu mu kalmadı Allah aşkına? Söylemlerinizin ardından mantık aramak bir yana ciddi kasıt olduğunu düşünüyorum. Vallahi ne diyelim Doğu bey pes doğrusu…

 

23 Ninsan Biterken

Normalde özel günlerde yazmamaya ve paylaşım yapmamaya özen gösteririm. Böylesine güzel, eşsiz duyguları sessiz sakin bir şekilde yaşamak hoşuma gider. Lakin bu 23 Nisan olmayacak bir şey oldu, genç bir kız televizyonda “Hayalim Alman vatandaşı olmak” deyince ne yapacağımı bilemedim ve kendimi soru sormaktan alamadım…

Sahi bu ülkenin çocukları;

Ne ara başka ülke vatandaşlığı hayal eder oldu?

Ne ara bizden vazgeçti?

Ne ara umutlarını kaybetti?

Ne…?

Ne…?

Ne…?

Soruları uzar gider…

Ülkemizin geldiği noktayı ve bütün bu sorunları küçük bir çocuk televizyon ekranlarından hepimizin yüzüne vurdu, hem de 23 Nisanda! Bundan sonra ne olur sorusunun cevabı meçhul ama çocuklarımızı kaybetmemizi, yitirmemizi sağlayan, yarınlar ile umudumuzu kesen her ne ise mutlaka araştırılması gerektiğine inanıyorum. Ülkenin bu kadar üniversitesi, bu kadar kurumu, bu kadar siyasetçisi, bu kadar aydını yarınlara umutla bakmamızı sağlayan çocuklarımızın yitip gitmesinin altında yatan nedeni açıklayamıyorsa durum çok vahim demektir.

Üzülerek söylüyorum, önlem almazsak, bir hikâye gibi anlatılan Kurtuluş Savaşı’nın yeninden yaşanmayacağı garantisini kim verebilir? Bizim yarına umutla bakmaya, umudun karşılığı olan çocuklarımıza, gençlerimize her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

İyi ki varsın Eren!

Yazının sonuna gelirken, 11 Ağustos 2017’de kahpece şehit edilen Eren’in olmadığı bir 23 Nisan’ın burukluğunu yaşıyorum. Seni hiç unutmadım, unutmayacağım Eren. İyi ki varsın.

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar